Soner Atabek

Soner Atabek
@SonerAtabek
TOPARLANDIM DEVAM ETTİM HER ŞEYE RAĞMEN Yine de inşa edin UMUTLA BAK Asla Düşünme! adlı eserlerin yazarıyım.
Hayal mi, gerçek mi diye sorma ; Hayal miyim, gerçek miyim diye sor! #SonerAtabek
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
TEDİRGİNLİK ISTIRAPTIR
             TEDİRGİNLİK ISTIRAPTIR   "Boş bırakılmış bir insan, baş belasıdır" Değerli okurlarım bugün sizlerle İnsanın yaşama amacı hakkında konuşmak istiyorum. Hazırsanız başlayalım. Biz bu dünyaya niye geldik? Bu dünyada neleri gerçekleştirmeliyiz? Ve nasıl bir dünya bırakmalıyız? 10. yüzyıl tıbbının efsane simyacı ve hekimlerinden Râzi şöyle demişti: "İnsan için meşguliyetten daha iyi bir tedavi yoktur". Siyaset’ de günümüzde insanı meşgul eden konulardan bir tanesidir. Siyaset insanlara zıt duyguları yaşatarak gerçeği, en azından kendi inandığı gerçeği insanların suratına vurmak ister. Gerçekle yalan, bu zıt duyguların en başında gelir. Siyasetçiler insanları bir yalana önce inandırıp, sonra da o yalan ortaya çıktığında gerçeği gözlerine gözlerine sokuyor. Bu zıt duyguları günlerce, aylarca yaşamak, insanların psikolojilerini bozmakla kalmadı, onların hayatına anlam katan her şeyin dev bir boşluğa düşmesine neden oldu. İnsanların dünyasındaki bu boşluk her geçen gün daha da büyüyor. Boşluk her geçen gün büyüyor. Şimdiden sonra ülkemde her şey yoluna girecek mi? Yoksa artık konuşulan tek şey yalan mı olacak? Ortaya dökülen kasetler, yolsuzluklar, sürekli devam eden zamlar, doların hız kesmeyen yükselişi, en zaruri ihtiyaçlara bile her gün yapılan zamlar, hakkında otoritelerin hiçbir şey söylememesi halkın bunları onaylaması gerçeğin kabulü müydü? Zaman zaman yapılan "Galeyana gelmeyin" ve "Sükûneti ve ciddiyetinizi koruyun" telkinleri son günlerde dozunu artırmaya başladı. Bu bile, gencinden yaşlısına Türk halkını tedirgin etmeye yetipte artıyor. Ferenc Molnar, çağları aşan romanı Pal Sokağı Çocuklukları'nda tüm insanlığa çok önemli bir şey hatırlatır:
Felsefe-Düşünce
NEDEN HEP İBLİS KAZANIYOR?
Neden hep iblis kazanıyor biliyor musun? "Çünkü iblis hepimizin içinde" Kötü olman bile gerekmiyor. Sadece boyun eğip, itaat etmen yeter. Sen itaat edip araştırmadan, sorgulamadan iblisin peşine giderken, yüreği elinde direnen kahramandan nefret ettin. Sana yanlış yolda olduğunu yüzüne haykırdığı için... Hayatın kendine söylediğin yalanlarla tatlı tatlı akıp geçeceğini zannediyorsun ya... Çok yanılıyorsun. Gerçeklerden kurtulman hiç kolay olmayacak. Sözde huzurlu yuvanda inşa ettiğin sahtekârlık yakanı bırakmayacak. Pişman öleceksin. Ne bu dünyada nede öbür dünyada bir rahatın olamayacak, çürüyüp gideceksin. Daha ilk öldüğün anda ismini unutacaklar. Sıcak evin mideni bulandıracak çünkü hayatın boyunca bütün doğrulara tecavüz ettin. Araştırmadan, doğru hakikatı bulmadan bir ömür tüketmiş ruhun zavallı bir halde teslim olacak. Çünkü bunu hakettin... #SonerAtabek #Yazar
İnsan ve Duygular

Soner Atabek

, bir kitap okudu
4/10
·248 syf.·
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Jules Payot
7.7/10 · 38,5bin okunma
Seçim 2023
 SEÇİM 2023 Kimi Sağ, Kimi Sol, Ama Hepsi Aynı Odağın Ürünü Bizim toplumumuzda siyaset çıkar amaçlı yapılmaktadır. Bizde bir adet vardır. Bir ağa bir oğlunu Halk Partisi’ne, diğer oğlunu da Adalet Partisi’ne sokar. Şimdide durum pek farklı değil. Hangisi kazanırsa işim görülsün diye düşünür. Şimdi bunu bizim ağalar akıl ediyor da ABD mi akıl edemeyecek. Bizim de yıllardır yaşadığımız tam da budur. Bu bir şaşırtmacalı oyunundan ibarettir. Halkın büyük bölümünün bilmediği, sol parti geldiği zaman onu emperyalizme karşı bir güç olacağını zannetmesidir. Aynı şekilde Sağ parti geldiği zaman da birileri bunu milliyetçilikle karıştırır, buna sevinirler. Halbuki hâkim güç her zaman kimi sağ pozunda, kimi sol pozunda, kimi dindar, kimi laik, kimi Atatürkçü pozunda gözüken Türkiye’nin başına sorun olan iki bine yakın kişi. Bunlar sinsi sinsi Türkiye’yi içeriden tüketiyorlar. Bizim muhakkak Avrupa’yla iş yapmamız gerekli ama haysiyetli bir şey olmalı. Ama bizimkiler biz onurlu şey istemiyoruz; biz illa sömürge olacağız, diye tutturmuşlar. Bunlar sayıca az olmasına rağmen etkileme güçleri oldukça fazla. Yani bu azınlık çevre Türkiye’yi yok etmek konusunda dışarıyla beraber canla başla çalışıyorlar. Onun için hangisi gelirse gelsin hiçbir şey fark etmez. Bu seçim de millete maç göstermekten ibaret. Siyasete şahsi menfaat için girilmez Biz 70’lerdeki ortamı da gördük 80’lerdeki ortamı da gördük. O zamanlar da milleti yine dışarıdan ayarlı birtakım uygulamalarla bölmüşlerdi. Halkı faşist, komünist gibi sloganlarla tanımlamışlardı. Şimdi günümüze bakıyorum değişen bir şey var mı? Sistemi öyle ayarlamışlar ki bilim adamları, öğretim üyeleri, öğrenciler, işçiler, dernekler siyasete giremez. Peki kim girecek? Yukarıda bahsettiğim iki bin kişi. Bunlar siyaset yapsın başka hiç
Felsefe-Düşünce