ELİNİZDEKİ TOHUMU EKİN!
Hayat uzun ve dolambaçlı bir yol. Kimi nerede, ne bekler bilinmez. Bekleyen şeyler de zamanı gelmeden yaşanmaz. Bazen elde etmeyi hedeflediğiniz şeylerden çok daha farklı şeyleri de buluruz.
Değerli okurlarım;
Hazreti peygamber(sas) dünya tufanında ümmetine kaptanlık etmek açısından hazreti Nuh’a benzetilir.
Onun sözüne kulak verelim. “kıyamette olsanız dahi elinizdeki tohumu ekin “. Günümüzde insanlık kendisini bir kıyametin içinde, tufanda hissediyor.
Bir tufanın en büyük savuşturucularından biri de biliyorsunuz ki ağaçlardır. Bir bölgede ne kadar çok ağaç varsa, o bölge tufandan ve selden o kadar emniyette demektir.
Her gün depremler, seller, oluyor. Kıyamet kopmuş, her şey bitmiş, hiçbir şey yapmanın manası kalmamış gibi. Peki biz bu felaket asrında ne yapmalıyız? Bu sarmal da bizim hayat felsefemiz ne olmalı? (Bence “Bir yıl sonrasını düşünüyorsanız bir tohum ekiniz, on yıl sonrasını düşünüyorsanız, bir fidan dikiniz, yüz yıl sonrasını düşünüyorsanız, bir insan yetiştiriniz “felsefesiyle yol almalıyız.
Değerli okurlarım ;
Elimizde bize emanet edilmiş birer tohum var.
Mesela sen bir müteahhitsin sağlam bina yaparak elindeki tohumu ekeceksin, sen bir idarecisin olumsuz hiçbir şeye onay vermeyerek elindeki tohumu ekeceksin, sen bir insansın, doğrunun hakikatın yanında, yanlışın karşısında dimdik durarak elindeki tohumu ekeceksin. Sen bir annesin çocukların senin tohumun, bir öğrencisin derslerin senin tohumun, öğretmensin öğrencilerin senin tohumun, hayallerin senin birer tohumun, gitmek istediğin yol, senin birer tohumun, yazmak istediğin bir kitap, kurmak istediğin iş, öğrenmek istediğin dil aklına ne geliyorsa hepsi senin birer tohumun… hepsini emir gereğince toprağına ekmek zorundasın. Çünkü tufandan korunmanın en güzel