Soner Atabek

Soner Atabek
@SonerAtabek
TOPARLANDIM DEVAM ETTİM HER ŞEYE RAĞMEN Yine de inşa edin UMUTLA BAK Asla Düşünme! adlı eserlerin yazarıyım.

Soner Atabek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·568 syf.·
2023 6. kitabı
Sinan Meydan
8.9/10 · 664 okunma
Reklam
TÜRKİYE’NİN AYDINLIK YÜZÜ
             TÜRKİYE’NİN AYDINLIK YÜZÜ Merhaba değerli okurlarım, bugün sizlerle Türkiye’nin aydınlık yüzünü konuşmak istiyorum hazırsanız başlayalım. Türkiye’deki aydınları, yazarları, hocaları, topluma yön veren kişileri tanıdıktan sonra anladım ki aydınların büyük bir kısmı bu topluma inanmıyor. Bazı aydınları tenzih ediyorum. Bu toplumun kötü, olduğunu, düzelmesinin imkânı olmadığı algısıyla hareket ediyorlar. Böyle düşünen aydınlara, yazarlara, neden televizyonlarda saatlerce toplumu tartışıyorsunuz?  neden kitap yazıyorsunuz?diye sormak gerekir? ben cevap veriyim para kazanmak ve keyfine bakmak için. Bahsettiğim insanlar  Türkiye’nin en önemli edebiyatçıları, yazarları, aydınları. Değerli okurlarım, Topumlar bireylerden oluşur; insan değişen, gelişen, canlı bir varlıktır. İnsan kötüdür, değişmez önyargısı bir aydın için kabul edilebilir bir durum değildir.  Orta çağ Avrupa’sını hatırlayalım, mezhep savaşları vardı, Avrupa’da şehirlerde oluk oluk kan aktı. Amerika’da yıllarca süren iç savaş yaşandı, barbarlık bir yaşam biçimine dönüşmüştü. Bütün dünya benzeri durumları yaşadı. Fakat değerleri olan toplum olmayı aydınları sayesinde başardılar. O ülkelerin aydınları, yazarları, edebiyatçıları, filozofları, ‘’ bu toplum düzelmez’’ demeyip, taş üstüne taş, tuğla üstüne tuğla koyarak, sanatla, edebiyatla, felsefeyle kendi toplumlarını iyiliğe yöneltmek için bıkmadan usanmadan çalıştılar. Batının bugünkü kültürünü, başarısını, edebiyatla, felsefeyle, sanatla oluşturdular. Görgü, terbiye, nezaket kuralları, romanlarla aktarıldı, felsefeyle, ahlak oluşturuldu, edebiyatla, adalet duygusu yerleştirildi topluma. Toplumsal ilişkiler, birbirine saygı, birbirinin hakkına riayet etme  o toplumun aydınlarıyla yapıldı. Asırlardır filozoflar felsefe yapıyor, düşünce
Hayata Dair
HAKSIZ KAZANANLAR
                  HAKSIZ KAZANANLAR   Bazı insanlar ‘’ haksız kazanç’’ sağlar ve dünyanın her yerinde ‘’ hak etmeden bir yere gelenler’’ bulunur. Bu tespitim kötülüğü normalize etmek için değildir. Sadece sorunun sınırsız bir mücadele olduğunu, tek harekette çözülemeyeceğini göstermektir. Değerli okurlarım, hayatta ‘’hak eden herkesi hak ettiğini düşündüğü yere getirmek’’ mümkün mü? Haklı kazanç mutlak olarak adil olabilir mi? Ben meritokrasiye inanıyorum; ama insan doğasını da biliyorum. Eşitsizlik, adaletsizlik, yoksulluk, yolsuzluk gibi evrensel sorunlar bizim ömrümüz içinde ve tek bir işlemle çözülemeyecek kadar büyüktür. Bu yüzden güzel bir dünya inşa etmek için illa ki haksız kazanç elde edenlerin bitmesini beklememek gerekir. Tarih boyunca ve tüm toplumlarda haksız kazanç elde eden, hak etmeden bir yerlere gelen hep olmuştur. Eğer buna takılırsanız, hak ederek yükselenleri göremezsiniz. Mesela insanlar oy verdiği politikacının hak ettiğini, vermediklerinin ise etmediğini düşünürler. Bu işin içinden nasıl çıkacağız? Bilim insanlarına sorsanız, pop starların bu kadar şöhret ve servet sahibi olması haksız ve mantıksızdır. Siyasi seçim sonuçlarına göre kaybeden partiler de kazananların haksız ve mantıksız bir kazanç sağladığını düşünürler. En iyi öğretmenlerin en iyi topçulardan daha az kazanması, çoğu insana göre mantığa da adalete de eşitliğe de sığmaz. Peki hak edene nasıl karar vereceğiz? Kimi hak edenin sınavla belirlenmesini ister, bazıları sınavsız. Herkesi hak ettiği yere getirmek mümkünse, bu standardı olmayan "hak etme" sorunlarını nasıl çözeceğiz? Değerli okurlarım, asıl sorun şu ki, ‘’ sistem bozuk’’ gerekçesiyle sürekli söylenip işini iyi yapmamak bozuk düzenin devamlılığına neden oluyor. Adaletli ve eşit bir dünya inşa edilene kadar beklemek
Hayata Dair