Soner Atabek

Soner Atabek
@SonerAtabek
TOPARLANDIM DEVAM ETTİM HER ŞEYE RAĞMEN Yine de inşa edin UMUTLA BAK Asla Düşünme! adlı eserlerin yazarıyım.
MARKA BAĞIMLILIĞI
                   MARKA BAĞIMLILIĞI Değerli okurlarım bugün sizlerle marka bağımlılığı hakkında konuşmak istiyorum. Neden bazı markaları çok severiz? Neden belli bir ürüne değilse bile o logoya, o markaya bağımlı hale geliriz? Çünkü marka bağımlılığı diye bir şey vardır. Bahsettiğim marka bağımlılığına neden olan birçok etmen bulunmaktadır. Bu etmenlerin başında çağımızın teknolojik gelişmeleri gelmektedir. Teknolojinin hayatımızda tuttuğu yeri anlamak ve bunun sebep olduğu "marka bağımlılığı"nı anlamak için size küçük bir Türkiye perspektifi sunmak istiyorum. Türkiye’de 82 milyona yaklaşan ülke nüfusunun 54,3 milyonu internet kullanmaktadır. Aktif sosyal medya kullanıcı sayısı 51 milyona ulaşmıştır. Cep telefonu kullanıcı sayısı toplam 59 milyon ile nüfusun %73’üne ulaşmıştır. Sosyal medyayı mobilden kullanan kişi sayısı 44 milyona ulaşmıştır. Türkiye’de herhangi bir cihazla internette geçirilen toplam süre 7 saat, sosyal medyada geçirilen süre ise 2,5 saattir. İnternetten alışveriş yapan kişi sayısı ise 31,7 milyona ulaşmıştır. Hal böyleyken interneti yöneten Google ve Facebook’un -ki Instagram ve WhatsApp da Facebook’un kurucusuna aittir, reklamları ile seni ve algılarını yönlendirmesi kaçınılmaz oluyor. Hangi üründen bahsedersen, kendi anlaşmalı olduğu firmayı sana sunuyor. Facebook geçtiğimiz yıllarda Trump’ı nasıl başkan yaptığına dair mahkemede ifade vermişti. Amerika’nın başkanını seçen adam, senin alacağın akıllı telefonu ya da çantayı mı değiştiremeyecek? Burada komik olan şey, yurt dışında hiç trend olmayan şeylerin Türkiye’de çılgınlık yaratması. Ölüyorlar o yırtık pantolonu giymek için. Köylü adam zorunluluktan giyince ‘’Aaa ne kadar da banal’’ kendi giyince moda. Eşitlenme ve sosyal statü mü? Nedir bu marka aşkı? Başkasında var, bende niye
Hayata Dair
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
4/10
·270 syf.··
2023 2. kitabı
İçimizdeki Biz, yaşamımızdaki dayanışma gerçeğinin temelidir. Bu gerçeği yaşayan insanlar birbirlerine güven duyarlar. Dayanışma bilincinin olmadığı yerde, sen-ben anlayışı hakimdir.
İçimizdeki BizDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20173,248 okunma

Soner Atabek

, bir kitap okudu
4/10
·270 syf.··
2023 2. kitabı
Doğan Cüceloğlu
8.4/10 · 3.248 okunma
KIYAMET KOPUYOR
                      KIYAMET KOPUYOR Merhaba değerli okurlarım, “ Kıyamet kopuyor, dünyanın sonu geliyor” adlı köşe yazımla karşınızdayım, hazırsanız başlayalım. 2012 yılında Maya takvimine göre kıyamet kopuyordu. Bu köşe yazımı okuduğunuza göre bu tahmin çok da isabetli değildi. Aslında buna Maya takviminin sonu geldi diyebiliriz. Hatırlayalım, birçok kıyamet meraklısı, bunu dünyanın sonu olarak yorumladı. Dünyada sadece iki yerin kıyametten kurtulacağına inanıyorlardı. (Neden böyle inandıklarını sormayın.) Fransa’da Bugarach köyü ve Türkiye’de Şirince köyü. Rivayete göre Hz. İsa Maden dağına dev bir gemi ile inip inananları kurtaracaktı. Şirince köyü günler öncesinden tıka basa doldu. İnanılmaz ilgi gören köyde adeta turizm patlaması yaşadık. İlginç şekilde köyün imamı da ortadan kayboldu. Bahsedilen gemi de gelmedi.   Bu durum aslında ilk değildi. ABD’li ‘’seekers” (arayanlar) tarikatı, 21 Aralık 1954 sabahı büyük bir selin, dünyanın sonunu getireceğine inanıyordu. Bu tarikatın şarlatan lideri Marian Keech’in uydurduğu kehanete inanan tarikat üyeleri ‘’kıyamet’’ öncesi 20 aralık 1954’te Keech’in evinde toplandı. Bu saçmalığa inananlar, sabaha karşı sel dünyayı yok ederken, kendilerini kurtarmaya gelecek olan uzay aracına yalnızca kendilerinin binip gideceklerine ve tüm dünyanın bir sel ile yok olacağına eminlerdi. Şimdi sizler bu tarikat üyelerinin nasıl ikna edildiklerini merak ediyorsunuz? O zaman bir adım daha ileri gidelim, o gece uzay aracı gelmedi, dünyayı da sel alıp götürmedi. Şarlatan tarikat liderinin kehaneti tutmadı. Bu duruma hazırlanan tarikat üyeleri her şeylerini satmışlardı. Ellerinde hiçbir şey kalmamıştı. Bu olanlar üzerine şimdi siz sanıyorsunuz ki tarikat dağıldı degil mi? Hayır! Aksine daha da güçlendi. Nasıl mı? Keech’e o gün sabaha
Hayata Dair
Saydıcılar ve rağmenciler. Mükemmel bir kitap herkese tavsiye ederim.
Puan vermedi·232 syf.··
2023 1. kitabı
Saydıcılar ve rağmenciler. Mükemmel bir kitap herkese tavsiye ederim. Rağmenciler kayıtsız ve şartsız mücadele insanıdır. Siz saydıcılardan olmayın..
2023 Okuma Raporları
RağmencilerMümin Sekman · Alfa Yayıncılık · 2024861 okunma