Orjinal kitap alıyorsun, bir şevkle okumaya başlıyorsun, bir bakıyorsun kitabın sayfaları eksik. Olacak iş değil yahu. Kitap 288'den 321'e geçiş yapmış hani birkaç sayfa tolere edilir de 33 sayfa yok...
Yine bir kitabın sonuna geliyorum... Sonunda hüzünle dolduğum kitaplar'dan biri.
Öncelikle bu kitabı pdf'den okudum ve çocuk kategorisine koyduklarını gördüm. Böyle bir kitap hiç çocuklar için olabilir mi? Düşünmeden kategorilere ayırdıkları çok belli.
Nazilerin Yahudilere yaptıkları zulümler döneminde geçiyor hikaye. Toplama kamplarında neler olduğunu hepimiz biliyoruz.
İtiraf etmeliyim ki kitaba başlarken aklıma hiç böyle bir konu hakkında olacağı gelmemişti. Ama iyi ki okumuşum diyorum.
Sonunda çok üzüldüm. Çocuğun başına gelen'e. Eden bulur deriz ya, aslında tam olarak bu oldu ama, olan masum çocuğa oldu ne yazık ki.
Yazar kitabın en sonunda bu olayların geçmişte kaldığını; bu zaman da, bu çağda böyle bir şey olamayacağını söylemiş.
İşte burada duraklıyorum.
Ciddi mi? Bu zamanda olmuyor mu?
En ağır şekilde hemde... Bu konu hakkında söylemek istediğim o kadar çok şey var ki. Ama, bir kitap incelemesinde yer vermemem gerekiyor sanırım...
Çok beğendiğim bir kitap oldu...
Saygılar...
Ceren Özdemir... Daha 20 yaşında hayatının baharında Üniversite öğrencisi genç bir kız... Gece karanlığında ona saldırıp bıçaklayan şerefsiz haysiyetsiz bir hayvan... Ve arkada kalan gözü yaşlı bir aile... Toplum olarak nereye gidiyoruz aklım almıyor... Artık millet olarak bir şeyler yapmalıyız... Kadınlarımız bize Allah'ın bir emaneti... Devletin de yasaları ciddi anlamda gözden geçirmesi gerekmektedir. Rabbim mekanını cennet eylesin... Söylenecek söz bitmiştir...