Songül Öztoprak

Songül Öztoprak
@Songlz
Gözlerinin açılmasından korkan insanlar büyüsünden kaçmak için ağaçları kestiler. Eskiden yürüdüğümüz yol da kaybetti ışığını, iki yanındaki dallar yapraksız kalmışlar. Mazinin toprağına gömüldü kimileri savaş alanlarında telaş sürerken. Mezar başlarında ağlayan yok, yalnız kılıç sesleri, bağırışmalar. Aynı yollardan yürüyen farklı ruhlar, bir bedende: savaşı kalbinde taşıyanlar. Özgürlük bu kalplerde tutsakmış bir zamanlar. Kırık parmaklıklar kanlar içinde şimdi, yüzememiş, batıyor. Güneş de batıyor ufukta ama gören yok, her yerde kara bulutlar. Özgürlük diyordum, bir sokak lambasından bana bakıyor. Kurtulanların gözleri gibi gözleri, mutluluktan ağlıyor.
Edebiyat
Reklam
Görünmez bir his havada asılı kalan Açığa çıkarıyor arkasına saklananları, Yazın ortasına kurulmuş bir soğuk Estiriyor korkulardan rüzgârları. Yalnızlığına kızmıştın ya hani ayın Yıldızları öyle kalabalık görünce, Ve sonra gerisin geri kaçmıştı ay Güneş bir tepede görünüverince. Sen de kalakalmıştın şaşkınlığınla, Yalanların söndürmüştü mumları, Karanlığınla oturmuştun başbaşa, Alevlerden konuşmuştunuz bir süre, Demişti karanlık “Ya beni yok ederse?” Bakmıştın yalnız cevapsızlık elinde, Fırlatıp kucağına bunu kaçasın gelmişti Ama nereye kaçsan o içinden çıkmıştı. Çaresizlik içinde sarılmıştın ya ona Artık soru sormayı bıraksın diye sana, Gözlerinden akan yaşları görmüştün Tüm yıldızları toplayıp pınarlarına.
Şiir
Son
Alevler ruhunu sarmışken sularda çırpınan, Boğulan; Düştükçe düşen ama yere çarpmayan, Kırılan; Seçtikçe kararsızlaşan, Geçtikçe geride kalan, İyileştikçe yaralanan, Konuştukça duyulmayan, Baktıkça görülmeyen, Sevdikçe unutulan, Kapana kısılan, bağıran, ağlayan Ama bir türlü kurtarılamayan, Nefes aldıkça yok olan Bir kız varmış.
Şiir
Binlerce yıldır çevirdiğimiz çarkların arasında insanlığın ölüşünü izliyormuşuz ellerimizde kanla. Yakarışlar melodisi olmuş demir yığınlarının ve gözyaşları akmaz olmuş plastik canlıların. Rengarenk bir dünyaya bakıyormuş kör olmuş gözler, göremezken özünü sahip olduğu hayatın. Ruhlar kanıyormuş solgun bir kırmızıyı, umutsuzluk sarıyormuş gerçeği arayanları. Savaşlar sürüyormuş güçlenerek dışlarında, insan denen askerlerin içlerinde her geçen gün teker teker sönüyorken. Dün büyük hasarlar vereceği düşünülmeyen Küçük hataların toplamıyken bugünün dünyası, İnsanlığa doğru yuvarlanan küçük bir kartopunu, durdurmaya gücü yetmiyormuş tek bir insanın.
Filistin
Büyümek Tuhaf bir haldeyim anlatması zor, Sanki uzanmışım yıldızların altına; Yalnızlığım, tatlı esintisi yaz gecesinin. Kuracak hayal yok ve de ben rüyadayım. Sonra gördüğüm rüyayı hatırlarım. Gördüm dediysem de yanılmayın, Hislerden ibaretti sabaha kalanlar, Ne anlatmak istemiş ki o hayaletler? Korkmuştum ben bilinmeyenlerden. Her şey bana sıradan görünürken, Bir felaket bekliyordum sanki umutla Ve arıyordum havada fırtınadan işaretler. Biliyorum, insanlar gelirler ve giderler, Yapraklarını kıpırdatır gibi dallarımın. Ben bir ağacım bir çok kez budanmış Ve kırıldıkça güçlenmiş sanki kollarım. Büyümem için gereken son damla, Az önce düşmüş toprağıma buluttan. Telaşım yavaşlamış zamanım artarken Ve bir çiçek filizlenmiş kucağımda.
Şiir