evet seni bekleyeceğimi söyledim ama yazmayacağımı söylemedim. sana yazılar yazmak yağmur yağacağını bilipte şemsiye almamak gibi. okumayacağını biliyorum ama yine de yazıyorum. evet kırıcı bir şey ama sorun değil çünkü bunu kendim istiyorum. bir yaprak misali düşmeyi bekliyorum tıpkı okumanı beklediğim gibi
sensiz geçiyor günlerim
yokluğun soğutuyor kalbimi
nefesim ısıtmıyor ellerimi
gözlerim boşa dalıyor sensizken
bir yanım eksik yarım kalmış
eski sıcaklığın yok artık
her yer sessiz her yer sensiz
ama geçiyor günlerim
Geçmişte işçi sınıfına göre daha derli toplu görünen, iyi giyimli kimselerin zekânın iktidarına ve güzelliği takdir gücüne sahip olduğunu sanmakla ne büyük aptallık etmişti. Kültürün giyimle atbaşı gittiğine, üniversite eğitimiyle derin bilginin aynı şeyler olduğuna inanarak nasıl da kendini kandırmıştı.
Yine başka bir gece,yüzün gözyaşlarınla ıslanmış soğuk yastıkta, onun yazmayacağından emin olduğun ama bi yalancı umutla mesajını beklediğin,çaresizliklerle,keşkelerle, kafanda silip silip yeniden yazdığın senaryolarla,geçmişinin peşini bırakmadığı bir gece daha...