Şervin evren

Şervin evren
@Sonsargon
Felsefe ve politika okumaları
30 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Oysa ben sadece "bedenim" sayesinde tin'in benim üzerimdeki egemenliğini, tiranlığını yıkabilirim; Çünkü eğer insan, bedeninin de sesini dinlerse, kendini tam olarak algılar ve ancak kendini tam olarak algılarsa, algılama yetisine sahiptir, yani aklını kullanabilir.
Reklam
“Bir beden diğerleriyle kıyaslandığında, birçok şeyden etkilenmeye daha müsaitse, nesnesi olduğu zihin de diğer zihinlerle kıyaslandığında, bir anda birçok şeyi algılamaya daha müsaittir.” (13.önerme)
Kanıtlama: Zihin kesin ve belirli bir düşünme biçimidir, bu yüzden kendi eylemlerinin özgür nedeni olamaz, yani isteme ya da istememe konusunda mutlak bir güce sahip olamaz. Tam tersine bir neden tarafından şunu ya da bunu istemeye yönelmek zorundadır. Zihinde mutlak ya da özgür irade diye bir şey yoktur.
Konrad Lorenz: Lorenz’e göre, insan saldırganlığı, sürekli akan bir enerji pınarının beslediği bir iç güdüdür ve dış uyaranlara karşı bir tepki sonucu olması gerekmez. Lorenz, iç güdüsel bir harekete özgü enerjinin, o davranış kalıbıyla ilişkili sinir merkezlerinde sürekli olarak biriktiğini; eğer yeterince enerji birikmişse, bir uyaran olmasa bile, bir patlamanın meydana gelme olasılığı bulunduğunu savunmaktadır. Kısacası Lorenz’e göre saldırganlık, esas olarak dış uyaranlara karşı bir tepki değil, insanın içinde gömülü, serbest kalmaya çabalayan ve dış dürtülerin yeterli olup olmamasına bakmaksızın, anlatımını bulacak olan bir uyarılmadır (Fromm, 1993). Lorenz’in saldırganlık tanımında, dışarıda ne olup bittiğinin önemi yoktur, önemli olan içerde ne kadar enerji biriktiğidir. Biriken enerji herhangi bir dış uyarıcı olmaksızın, bir noktadan sonra saldırganlık olarak kendini dışarıya yansıtmaktadır.( BU ÇILGINCA AMA SANIRIM MANTIKLI)
Ölümün en sıradan oluşu Harmanlanmış bir yok oluş Omurgadan ruhun çekilişi Ve nihayi net olmayan özgürlük.
Reklam