Gökçen Çakır

Gökçen Çakır
@Sopranissima_
Feminizmin kendisi hiçbir zaman özel bir hareket olmadı. Kısmen siyasetçilerin elinde bir araç, kısmen de daha derin bir toplumsal dramı yansıtan bir gölge olay oldu. Kadınlar hiçbir zaman ayrı bir kast oluşturmadılar. Doğrusu tarihte bir cinsiyet olarak rol oynamak peşinde olmadı kadınlar. Kadının ten olarak, yaşam olarak, içkinlik veya Başka olarak yükselmesini isteyen öğretiler, kadınların taleplerini hiçbir şekilde dile getirmeyen eril ideolojilerdir.
Sayfa 166
Reklam
Pozitivizm dininin İnsanlık tapınağında, insanlara tapınmaları için sunacağı varlık kadındır, ama kadın bu kültü ancak ahlaklılığıyla hak eder; erkek eylerken, o sever. Erkekten daha derin bir biçimde özgecidir. Ama positivist sistem uyarınca kadın yine aile içine kapatılmış olarak kalır; boşanması yasaktır ve dulluğunun sonsuza kadar sürmesi tercih edilir; ne ekonomik ne siyasal bir hakka sahiptir, yalnızca bir zevce ve eğiticidir.
Sayfa 148
Dugas şöyle yazıyor: "Rüya ruhsal, duygusal ve zihinsel bir anarşidir; bu, kendi başlarına kalan ve kontrolsüz veya amaçsız davranan işlevlerin bir oyunudur, rüyalarda ruh, ruhani bir robota dönüşür"
Sayfa 62
"Nous revons de ce que nous avons vu, dit, desire ou fait" "Gördüğümüz, söylediğimiz, arzuladığımız veya yaptığımız şeyin rüyasını görürüz"
Sayfa 13

Gökçen Çakır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.·
2024 1. kitabı
George Orwell
8.5/10 · 200,4bin okunma
Reklam