Dağ patikasını tırmanırken şöyle düşündüm: Sadece aklın istikametinde hareket edersen
insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak, insanlarla yaşamak zordur.
Tuhaftır, hâlâ bazı durumlarda konuşamam, keşfedilmeyi beklerim, beni görsünler, beni fark etsinler, beni anlasınlar isterim. Kendimi öne süremem. Tersine geri çekilirim. Hele birinden çok boşlanmışsam, duvar kesilirim. O, beni görsün, anlasın, keşfetsin isterim.
Bir şarkı, birkaç tesadüfün bütün bir hayatı ele geçirdiği zamanlar... belki de hepsi bu kadardır aslında. Üst yanı yoksul düşlerimiz için bir avuç oyundur hayatımıza saçılmış, biz onları bir bir toplarken ölürüz ölürüz ölürüz...