Meftun

Geceleri gökkuşağına boyamak mıdır suçum? Herkes bağırırken şiirler okumak mı? Susmak mı sözün bittiği yerde? Kusmak mı sindirebildiklerinizi? Apansız uykum kaçıyor kaç gece Bu da mı aleyhime kanıt? Sondan saymaya başladım adları Böyle hoşuma gidiyor Beğenmeseler de seviyorum ellerimi Hep olmayacak düşler görüyorum Yenileceğim kavgalara giriyorum durmadan İtiraf ediyorum Silin adımı listenizden, yokum Aslında bir oyun olan kavgalarınızda Ve aslı bir kavga olan oyunlarınızda Kirli sevinçlerinize ortak etmeyin beni Gözyaşlarınızı da paylaşmıyorum Yalan övgülerinize ihtiyacım yok Gıyabımda kesinleşmiş hükümler verin Bir sürgün nereye sürebilir? Gölgeler kelepçeye vurulur mu? Çekilin, yürümediğiniz yollarımı kirletmeyin Fyodor Dostoyevski
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Köprüden geçemedim Az doldur içemedim Sen benden vazgetin de Ben senden geçemedim
Hayat
Terketmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça... Ve ellerim, kelepçede, Tütünsüz, uykusuz kaldım, Terketmedi sevdan beni, Cem Karaca
Başımda bin dert vardı Şimdi var bin bir dert İçimde bir sen kaldın Yanımda eksikken
Fakat albayım adresimi bilmeden nasıl beni bulup anlayacaklar Sorarım size  nasıl Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı , Ben ölmek istiyorum sayın albayım ölmek Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılandığını  seyretmek istiyorum Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan Bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor Küçük oyunlar oynamak istemiyorum Kelimeler kelimeler albayım Bağzı anlamlara gelmiyor.
Edebiyat