Ey güzel, sen ki bana derdi derman edensin;
Şimdi: Çekil önümden, diye ferman edersin;
Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez;
Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin?
Pembe Panter: "Nuh! Parmağın! Çabuk onu bana ver!" Cebimdeki parmağı çıkarıp uzattım.
Pembe, parmağı küçük bir naylon torbaya, onu da [bahçedeki masalardan birinden aldığı] buz dolu bir kupaya koydu.
"Ne yapıyorsun Pembe?"
"Parmağı sağlama alıyorum, Nuhcuğum, bakarsın yüzük takmak için filan lazım olur..."
"Bu bir teklif mi?"