Bilgili insan, bilgisiz insan gibi bir şeyi sorgulamadan kabul etmek istemiyor. Bu açıdan bilgi sahibi insanlar denizin sopayla vurulunca yarıldığı, Ay'ın parmakla işaret edilince ikiye bölündüğü, kutsal kitapların gökten indirildiği, peygamberlerin Tanrının en sevdiği kulları olduğu, Tanrı'nın bir oğlu olduğu, bir kadının kendi kendine gebe kaldığı ya da 7 yaşındaki kız çocuklarıyla evlenmenin Tanrı izni olduğu türünden bilim ve ahlak dışı şeylere inanmak istemiyor.
Mevcut bilimsel bilgimiz ve tarihte ortaya çıkan olaylar ışığında, Tanrı'nın süregelen vahyinden ilham alan Tekvin yazarları (bugün yaşasalardı) belki de şöyle bir şey yazabilirlerdi: Başlangıçta Tanrı "Olsun..." diye buyurdu ve fiziğin birleşik güçlerini mükemmel bir simetri ve ileriyi gören ince bir ayarla yarattı. Tanrı özgür bir kararla, hiçlikten yine hiçliğin içerisine doğru yeni doğan uzay ve zamanda kendiliğinden parçacık üretim sistemini kurdu; son derece küçük ve hayal edilemez derecede sıcak, sessiz ve içten içe yanan bir küre üretti; işte bu, başlangıçtaki evrimin ve yaratılışın ilk aşamasıydı
Nereden geldiğini, kim olduğunu asla unutma çünkü etrafındaki kimse unutmaz bunu. Kendi gerçeğini güce çevir. Böylece hakkındaki gerçek asla zayıf noktan olmaz. Gerçeğin senin zırhın olsun ki, kimse seni o gerçeği kullanarak incitemesin.
Yazar, Tengrizmin temel noktalarını, kutsal öğelerini ve tarih içindeki değişimini oldukça açık bir şekilde anlatmış. Ayrıca Türklerin Göktanrı inancından nasıl ve neden İslama geçtiğini de detaylıca işleyip tarihsel boyutta da bilgi vermiş. Etimolojiye fazla değinmesi kitabı sıkan detaylardan oldu benim için. İslam adı altında tengricilikten kalma bazı adet ve inanışlardan bahsetmiş, özellikle ilgimi çeken bölümlerdendi burası. genel olarak faydalı, bilgilendirici ve keyifli bir kitaptı.
Ben damdan düşer gibi sıfır bilgi ile kitaba başladım ama tavsiyem; okumadan önce ufak da olsa bilgi edinmek amacıyla video izlemek çeşitli platformlardan yazı okumak iyi olur bilgiyi özümsemek, pekiştirmek açısından.