Şeyma Öztürk

Şeyma Öztürk
Bursa
25 Haziran
1540 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·240 syf.··
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 09:30
’’Aynı sokaklardan birkaç kere geçmeniz gerekebilir hatta bazen dönüp dolaşıp aynı yere çıktığınız hissine kapılırsınız. Telaşlanmayın, bunlar kaybolduğunuz anlamına gelmez.’’ Hikmet Hükümenoğlu bu kitapta üstkurmaca dediğimiz tekniği harika kullanmış. İki ayrı hikaye okuyorsunuz: Biri gemide geçen ‘şimdi’, diğeri ise yazılan bir romanın içindeki ‘geçmiş’. Bu iki hikaye bir noktada 47 Numaralı Kamara’da bir kesişiyor. tam bir zihin oyunu. Bir gemi yolculuğu düşünün; ünlü bir yazar, onun her şeyini yazan gizli bir asistan ve bir de yazarın o an yazdığı romanın kahramanları… Kitap ilerledikçe kim gerçek, kim kurgu, kim kimi yazıyor birbirine karışıyor. ‘Yazar mı karakterini yaratır, yoksa karakter mi yazarı ele geçirir?’ sorusunu sorduran, elinden bırakamayacağınız bir psikolojik gerilim. ama yine de her zaman söylüyorum favorim tabiki, Körburun
1000Kitap
47 Numaralı KamaraHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 2026210 okunma
Reklam
Puan vermedi·535 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:00
Kitap, Nilgün Marmara’nın 1985-1986 yıllarında, eşinin işi nedeniyle bulunduğu Libya dönemine odaklanıyor. Kitap tek bir türden değil; içinde notlar, mektup taslakları, bir tiyatro oyunu ve çeşitli düzyazı parçaları bulunuyor. Kitabın büyük bir bölümünü, Marmara’nın Libya’dan İstanbul’daki dostlarına ve ailesine yazdığı mektupların taslakları oluşturuyor. Şairin okuduğu kitaplar üzerine aldığı notlar, Sylvia Plath üzerine yaptığı çalışmalar ve çevresindeki insanlara dair keskin gözlemleri de var. Ben mektup, günlük okumayı çok severim. özellikle Sylvia Plaht, Selçuk Baran favorim. belki de bu kitaba büyük beklentiyle başladım. okudum evet ama çok bayıldığımı söyleyemem
1000Kitap
DefterlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 2016962 okunma
10/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 19:57
‘Tek başıma kaldıramayacağım kadar çok insan vardı içimde.’ Paris’in en yoksul mahallelerinden birinde, Belleville’de geçiyor hikaye. 10 yaşında, Arap bir çocuk var, adı Momo yani Muhammed. Annesi onu terk etmiş, eski bir hayat kadını olan ve Auschwitz toplama kampından sağ kurtulmuş yaşlı Yahudi kadın Madame Rosa bakıyor ona. Ama bu öyle sıradan bir bakıcılık değil. Madame Rosa, Yahudi soykırımından sağ kurtulmuş, geçmişinden büyük acıları var. Momo da onun için bir evlat gibi. Kitap, bu ikilinin, yani kan bağı olmayan ama birbirine delicesine bağlı bu anne-oğulun hikayesini anlatıyor. Momo’nun gözünden, yoksulluğun, dışlanmışlığın, ama aynı zamanda insanlığın ve sevginin en saf halini görüyorsunuz. Madame Rosa yaşlandıkça, hastalandıkça, Momo ona nasıl sahip çıkıyor, onu nasıl korumaya çalışıyor… hele ki kitabın sonu.. insan olmanın ne anlama geldiğini tekrar anlıyorsunuz. acı ve umut kalbinizde kalıcı bir iz bırakacak ve yaşamın tüm zorluklarına rağmen insanlık onurunun ve sevginin her zaman bir yol bulabileceğini göreceksiniz. muhteşemdi
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 20225,7bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 13:00
Travma ve Hafıza, Aile Sırları, Yas ve Kayıp, Suçluluk ve Sorumluluk, Hayatta Kalma. çocukluk travmalarının yetişkinlik üzerindeki derin etkilerini ve aile sırlarının yıkıcı gücünü ele alan,
1000Kitap
Hayatta KalanlarAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20252,096 okunma
Puan vermedi·290 syf.··
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 10:51
"Ancak Hester tek başına mı günah işlemişti?" betimlemeleri uzun fakat güzel bir kitap okudum. Hester isminde genç, güzel, zarif, siyah ve gür saçlı, becerikli bir kadının, zina yaptığı gerekçesiyle kasaba halkının önünde kucağında bebeği İnci’yle teşhir edilmesiyle başlıyor kitap. Bebeğin babasının adını vermeyi reddettiği için teşhir platformunda üç saat ayakta durma ve ömür boyu göğsünde kırmızı bir leke taşıma cezasına çarptırılıyor. Aynı zamanda bir süre hapis yatıp çıkıyor. Toplum ve yargıçlar tarafından babanın ismini açıklaması için zorlansa da Hester sessizliğini koruyor. Ne olursa olsun babanın ismini açıklamıyor. Dışlanmış bir şekilde kasabanın kıyısında yaşamaya başlıyor. Terzilik yaparak geçimini sağlıyor ve yardımseverliğiyle zamanla halkın saygısını kazanmaya başlıyor. O sırada kasabaya, Hester'ın uzun süredir kayıp olan ve öldüğü sanılan yaşlı kocası geliyor. çünkü adam yıllar önce kadını buraya göndermiş kendi gelmeyince adam öldü sanmışlar kadınla başkasıyla olmuş. Adam Roger Chillingworth sahte adıyla bir hekim olarak tanıtıyor kendini . Tek amacı, karısını hamile bırakan adamı bulup ondan intikam almak.. Fakat olaylar farklı şekillerde yol buluyor. okurken kitabın ortasında neler olacağını tahmin etmiştim. bu tahmin klasik okuyan okurlar için çok da zor olmayacaktır :)
Kırmızı LekeNathaniel Hawthorne · İletişim Yayınları · 20241,339 okunma
Reklam