Ama insanın bilinciyle bildiği ile içinin bildiği çoğu zaman aynı olmuyordu. Mantıklı olanın doğru, mantıksız olanın yanlış olması gerekmiyordu. İnsanın başı bazen içinin bildiğini dinlediği için bazen bilincinin bildiğini dinlediği için derde giriyordu.
Aslında hepimiz birbirimiz gibiyiz. Yaşadığımız bu acımasız zaman ve zeminde herkes kendini nasıl hissediyorsa biz de öyle hissediyoruz. Yalnızız, çağı anlamaya çalışmaktan vazgeçtik, hayattan aşırı yorgunuz ve depresyonun kucağında oturuyoruz.