Pusatsız ferman düzmüşler sağıma-soluma
Kalmışam ortalıkta üryan
Günü dokumuşlar halı tezgahımda
Zamanımı yitirmişim ipli uykularda
Karanlık bulaşmış ışığıma kör zindanımda
Unutmuşum asilliğimi...
Harman harman zaman ekip-biçmişim
Günler birikmiş fakir ambarımda
Yedi cihanda kuraklık
Yedi cihan firavun
Yedi cihan kapımda
Ben senin dünyandayım
sen benim dünyamda
sana vermişim son faniliğimi...
buza kesmiş uykular bir sabah
demir askerler zapdetti kaleleri
her kılıç bir bedeni zapdetti
her can bir mezarı
köle oldum demir askerlere
sen demir askerlerin prensesi
ben demir askerlerin kölesi
buza attım son yürek ateşimi...
düzmece devler cüceler diyarı
kokun sinmişti kurak toprağına
talan ettim gözlerimi yüzünde
bıraktılar beni
talan gözlerimle karanlık diyara
Masallar bile yetmiyordu içindeki korkuları atıp uykuya dalmasına… Masallar güzel şeyler anlatıyordu , artık masallara inanmıyordu ki ,Masallar yalandı , Gerçek savaştı.
Güneş tam tepeye çıkınca ışıklar sırtına vurduğunda bir altın gibi parlayacak ve doğanın en güzel canlı altını olacaktı. Şimdi kıpırdamıyor öz rengi yeşile dönmüştü.