Varoluşumuzu izleyen bir başkası olmadığı sürece gerçekte varolmadığımız doğrudur belki de, söylediklerimizi anlayacak biri olmadan doğru dürüst konuşamayız, yani meselenin özüne inecek olursak, sevilmiyorsak, tam anlamıyla yaşıyor olamayız.
Mustafa Kemal, İsmet Paşa’yı niçin seçti? İsmet Paşa, daima “almak” ve “kendisinden hiç vermemek” âdetinde olduğu için fikir kıymeti pek tanınmaz.
Meselâ İsmet İnönü’nün çok iyi Almanca bildiğini, Fransızca konuştuğunu ve okuduğunu, ellisinden sonra öğrendiği İngilizce ile en güç metinleri takip ettiğini pek az kimse bilir. O kadar kendi içine kapalıdır. Hâlbuki bizim kürsülerde Farsça “perestiş” kelimesiyle Fransızca “prestige” kelimesini karıştıranlardan niceleri, Frenkçe söz katmadan beş cümle söylemezlerdi.