Kitap Kapitalist gerçekliği farklı başlıklar altında oldukça net aktarıyor ancak kullanılan dil ve terminoloji beni inanılmaz boğdu. Kitaptan kırdığım puanın temelde tek olmamakla bir nedeni bu.
Açıkçası çok büyük beklentilerle ya da ben de başka kapılar açması umuduyla bu kitabı almadım. Ancak kitabı okuduktan sonra örneklerin çok fazla uzatıldığını ve yer yer konudan sapıldığını, bazı anlarda ben ne okuyorum konumuz "şu" değil miydi dediğimi anımsıyorum. Dijital bağımlılıklarımızdan nasıl kurtulabileceğimiz hakkında akledilebilir örnekler görüyorum, zaman kaybı mıdır bu kitap hayır değildir, bence bir şansı hak ediyor.
Kitap bizlere ırk kavramının tarihsel süreçte insanların elinde sınıfsal alt-üst ilişkileri ile, din adı altında misyonerlerin kapitalizmle el ele süreci nasıl yönettiklerini, dönemlerinin kimi etkin düşünürlerinin çıkar, ego ve ırkçılıkları ile süreci nasıl manipüle ettiğini, hem madden hemde manen sömürülen Afrikalıların, kuzey Amerika yerlilerinin ve nicelerinin fiziksel özelliklerinin, yaşantılarının ve kültürlerinin hayvanlarla denk tutularak başlarına getirttikleri her şeyi nasıl meşru kıldıklarını anlatıyor. Kitapta da dediği gibi "Ben bir insanım".
Alevi-Sunni kavgasının altında yatan ekonomik ve siyasal çıkarların iç yüzüne gerçekçi bir gözlemle yaklaşan bir roman olmanın yanı sıra, toplumumuzun sosyal yapısında kanayan ve halen kanamakta devam eden çok önemli bir yaraya basan ilk Türk romanıdır.