Belki bu yazdıklarımı annem görse üzülür, kırılır ya da bana kızardı ama görmeyeceği için kendimi rahat hissediyorum.
Hiçbir zaman insanlar için önemli değildim, bu hayatta önemsendiğimi hissettiğim yalnızca iki kişi var, onların haricinde ise...
Ben, herkese çok iyi gelirim, insanlar tüm dertlerini anlatıp onlara teselli vermemi bekler. Oysa ben hiç anlatmam, anlatsam da hep kısa kesiilir acılarım, dertlerim ve sıkıntılarım. İnsanlardan nefret ediyorum, bunu okuyanın, bunu yazdığım kişilerin de birer insan olmaları ironik, ne kadar nefret etse de insan her zaman insanların yanında yerini arıyor. Ben o yeri hiçbir zaman bulamadım.
Sanırım aptalca bir hevesle aradığım o yeri artık aramayı bırakmam bundan uzun bir zaman önce değildi, ilk kez içimi döküp herşeyi anlatabileceğim biri vardı, içimden ne geçerse söylerdim, ben ne söylersem dinlerdi ve ben de onu dinlerdim, dert ortağımdı benim.
Fakat bir gün küçümsendim, insanlığa olan inancımı değil de, artık beni anlayan birinin olduğuna inanan küçük sevincimi paramparça etmişti. Birini küçümsersin, onunla alay edersin belki ama birinin acısını küçümsemek, çok fazla değil mi? İnsanlardan, nefret ediyor ve onları anlamayı, arkalarındaki gerçekleri görmeyi bırakmak istiyorum.