Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir.
Fyodor Dostoyevski
Yüzyılımızın açıkgözleri kendilerini devlet adamı nitelemesiyle ödüllendirerek, devlet adamı ifadesinin kısmen argo bir ifadeye dönüşmesine yol açtılar. Gerçekten de, açıkgözlülüğün olduğu yerde mutlaka alçaklık da vardır.
Genç bir adamın sefaleti asla sefillik değildir. Önümüze çıkan ilk genç, ne kadar yoksul olursa olsun, sağlığıyla, gücüyle, dimdik yürüyüşüyle, parlak gözleriyle, damarlarında deli gibi akan kanla, siyah saçlarıyla, körpe yanaklarıyla, pembe dudaklarıyla, beyaz dişleriyle, temiz soluğuyla yaşlı bir imparatoru her zaman kıskandırır.