Dünyada, iki ayağı üstünde sapasağlam yürüyenlerin anlamasına imkan olmayan bazı şeyler vardı. İnsanların gözleriyle gördüğünü, mesafelerin adımlarla aşıldığını sanıyorlardı.
Her şeye belirli bir süre tanınması gerektiğine inanırdı. Tıpkı dünyanın ekseni etrafında bir kere dönmesi için 24 saat, güneşin dolaşması için 365 gün gerektiği gibi, her şeyin olması için bir miktar zaman geçmeliydi.
İnsanlardan sadece iyilik bekleyip, yüksek beklentilerimizi karşılayamadıklarında hayal kırıklığına uğramak çok daha kötü. Bu şekilde insanlığa öfke ve kin beslemeye başlanır.
Hırsla korkunun ortak bir noktası vardır: İkisi de sınır tanımaz. Ama güç ve zenginlik, tıpkı gençliğimde birçok kere tattığım afyon gibidir: Hiçbiri sözlerini tutmaz. Afyon bana hiç sonsuz mutluluk getirmedi. Aksine benden daha çok şey talep etti. Para ve güç korkuyu yenemez. Korkudan daha kuvvetli olan tek bir güç vardır.
Sorun gözlerde, kulaklarda değil, Tin Win. Bizi kör, sağır eden hiddettir, ya da korku. Kıskançlıktır. Güvensizliktir. Korktuğunda, öfkelendiğinde dünya kasılır, şirazesinden çıkar. Hem bizim için, hem de gözleriyle görenler için. Ancak onlar bunu fark etmezler. Sabırlı ol.