“Vahşetler pay edildiğinde sevgi sessizlik yemini gibidir.”
Ivan Repila’nın kısa olmasına rağmen yoğun bir etki bırakan romanı. Hikâye, isimleri verilmeyen iki kardeşin—Büyük ve Küçük—kendilerini derin bir kuyunun dibinde bulmasıyla başlıyor. Nasıl düştüklerini bilmiyoruz kitabın başında. Önce çıkmaya çalışıyor, fakat tüm denemeleri başarısız olunca açlık ve susuzlukla mücadele etmek zorunda kalıyorlar.Zaman geçtikçe fiziksel ve zihinsel olarak tükenen kardeşlerden en çok etkilenen Küçük oluyor. Büyük ise hem kardeşini korumaya hem de bir gün kurtulabileceklerine dair umudu canlı tutmaya çalışıyor. Esaret uzadıkça aralarındaki denge de değişiyor; biri daha isyankâr, diğeri daha temkinli bir tavır benimsiyor. Repila, bu karanlık ortamı yalnızca bir kaçış hikâyesi olarak değil, dayanıklılık, acı, kardeşlik ve umut üzerine bir yolculuk olarak kuruyor. Kısa olmasına rağmen bittiğinde uzun süre düşündüren, sarsıcı bir roman.
Okuma listelerine eklenmeyi hak ediyor.