"Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak."
Molière / Cimri
En beğendiğim Zweig kitabıdır.
Diğer kitaplardan farklı olarak bu kitapta karakterden önce olay örgüsünün içine çekiyor, sonrasında baş karakter olacağını tahmin ettiğimiz kişi gemide birden yan karaktere dönüşüveriyor ve ortaya çıkan gerçek baş karakterimizin hikayesini okumaya başlıyoruz. Kesinlikle okunmalı.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020278,9bin okunma
“OBLOMOV”LUK
Dobrolyubov’un dediği gibi “bu kitapta önemli olan Oblomov değil,Oblomovluktur.”
Oblomov’un içine düştüğü bu uyuşukluk,tembellik,oblomovluk kendi tercihi değildir,ailesinin (köklerinin) eseridir . Onun bu tembelliğini rastgele tembellikle de karıştırmamak gerekir.
Oblomovluk bilinçli bir tembellik.
Uyuşukluk değil aksine her şeyi farkında olma hali.
Oblomov kendi durumunu açıkça gören her şeyin farkında olan adım adım her şeyi kafasında planlayan ama harekete geçmeyen bir karakter.
Herkesin içinde de bir oblomovluk yok mudur? Yaşadıklarının yaşayacaklarının farkında olan,
İleriyi görecek kadar uyanık ancak bir adım öteye gidecek cesareti kendilerinde bulamayan kişileri etrafımızda da var olduklarını görebiliriz.
Kitapta da belirttiği gibi “onu adam etmek için daha çok zaman yıkamak,temizlemek,sarsmak,dövmek gerekecektir.”
Ben Oblomov karakterini çok sevdim.
Masumiyetini,niyetini,saflığını…
İyi ki okudum dediğim en özel eserlerden biri oldu benim için.
Sizin de seveceğinizi düşünüyorum.
Keyifli okumalarınız olsun.
Kitapla kalın