Çalışmak içindeki yalnızlığın garantisiydi. İş, kısa dinlenmeler ve uykunun düzenli ritmi içinde yaşamını yalnız idame ettirebildiğin sürece, ışığın çizdiği dairenin dışında kalan karanlıktan korkmana gerek yok.
İnsanlara inanmıyordu. Hiçbir yüz ifadesine, hiçbir gerçeğe, hiçbir hoş cümleye bile tamamen güvenmiyordu. Bir tek mütemadi şüpheler ve soğuk sorular içinde yaşamak zorunda olduğunu biliyordu.
Pek çok aile sırf aralarında ne tam bir geçimsizlik, ne de bir anlaşma olmadığı için eşlerin her ikisinin de nefret ettiği eski yerlerinde yıllarca kalır.
Sayfa 960 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu