Şerife

8/10
·168 syf.··
2021 21. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2021 07:46
Sevgili Cengiz Aytmatov'dan okuduğum ilk eser Beyaz Gemi oldu. Yazarın kalemini ve tarzını çok sevdiğimi söyleyebilirim. Annesi ve babası tarafından terk edilmiş 7-8 yaşlarında, ismini bilmediğimiz bir kahramanımız var kitapta. Dedesi ve onun ikinci eşi ile birlikte yaşıyor. Olaylara teyzesi ve onun alkolik eşi de dahil oluyor çünkü bir arada yaşıyorlar. Eser iyi ve kötüyü birlikte sunuyor bize. Karakterimiz dedesiyle, onun umut dolu fantastik masallarıyla çok mutlu ama gerçek hayata dönünce zorluklar ve insanların kötü olmaları onu hayal alemine, mutlu olduğu dünyaya geri itiyor. Kitapta iyi ve kötü katakterler keskin bir çizgi ile ayrılmış birbirinden. Kitapta verilmek istenen mesajlar çok güzel verilmişti, yazarın sistem eleştirisi çok başarılıydı. Ben eseri genel mânâda sevdim. Roman ile hikaye arası bir tadı vardı, 168 sayfa oluşu da kitabı bir çırpıda okumanıza sebep oluyor. Çok akıcı bir eser. Benim sevmediğim tek nokta kitapta ara ara değinilen efsanevi ve destansı karakterler, olaylar. O bölümleri okurken çok sıkıldım bu da tamamen benden kaynaklı çünkü hoşlanmıyorum fantastik hikayelerden. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma
kırmızıteletabi isimli okura yanıt verildi
Şerife
🌸🤍
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
mutlaka okuyun
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 08:55
Selam arkadaşlar. Bugün size kitaplığımdaki en sevdiğim ilk beş eserden biriyle geldim. Hem hikayesi hem de dili ile o kadar etkileyici bir eserdi ki. Kitabımız 1. Dünya Savaşı'ndaki yokluk ve sefaleti, zor şartlara maruz kalmış sıradan bir ailenin hikayesini anlatıyor. Sıradan diyorum çünkü ülkenin büyük çoğunluğu aynı sıkıntılar içinde. Hikaye Karadeniz'de geçiyor. Temel Reis ve Şakire'nin altı çocuğu vardır. Yemen'de yedi sene savaşmış olan Temel Reis, tam rahata kavuştum derken 1. Dünya Savaşı başlar ve daha yetişkin bile sayılmayan oğlu Ali ile cepheye gönderilir. Ve acı dolu günler başlar. Savaş denilince bu zamana kadar hep cephede yaşanan olayları, şehit ve gazilerimizin kahramanlık mücadelelerini okuduk, dinledik. Onlar ne kadar etkileyici ve damarlarımıza milli duyguları aşılasa da, bu savaşların bir de arka planı var. Arka taraftaki halk, savaşın yıkıcı etkileri, yokluk ve hastalıklarla boğuşuyor. Yetim kalan binlerce çocuk, çocuklarına bir tas çorba veremeyen, bir tane ilaç bulamayan çaresiz anneler. Bu kitap benim anneliğe karşı bakış açımı daha da genişletti diyebilirim. Savaş kavramını yeniden öğretti bana. O annenin çaresizliği, açlık yüzünden kaybettiği evlatlarına duyduğu acı. Şakire annenin büyük mücadelesini satır satır hayranlıkla okudum. Anne değilim ama empati yaparak acaba ben olsam burada ne yapardım diye defalarca kez düşündüm. Sanki o evin bir köşesinde bütün olanları sessizce ağlayarak seyretmiş gibi hissediyorum kendimi. Kitap hakkında yazacak o kadar cümlem var ki, önceliği hangi kelimelere vereceğimi şaşırıyorum. Bu incelemeyi yazarken çok duygulandığım için kapanışı zor yapacağım. Eğer bu kitabı okumadıysanız mutlaka ama mutlaka bir şans verin. Beğenmeme şansınız yok buna garanti verebilirim. Ölmeden önce okumanız gereken kitaplar
Edebiyat
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,206 okunma
Ebru isimli okura yanıt verildi
Şerife
Benim de okuma listemde. Keyifli okumalar 😍🌸🙏
mutlaka okuyun
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 08:55
Selam arkadaşlar. Bugün size kitaplığımdaki en sevdiğim ilk beş eserden biriyle geldim. Hem hikayesi hem de dili ile o kadar etkileyici bir eserdi ki. Kitabımız 1. Dünya Savaşı'ndaki yokluk ve sefaleti, zor şartlara maruz kalmış sıradan bir ailenin hikayesini anlatıyor. Sıradan diyorum çünkü ülkenin büyük çoğunluğu aynı sıkıntılar içinde. Hikaye Karadeniz'de geçiyor. Temel Reis ve Şakire'nin altı çocuğu vardır. Yemen'de yedi sene savaşmış olan Temel Reis, tam rahata kavuştum derken 1. Dünya Savaşı başlar ve daha yetişkin bile sayılmayan oğlu Ali ile cepheye gönderilir. Ve acı dolu günler başlar. Savaş denilince bu zamana kadar hep cephede yaşanan olayları, şehit ve gazilerimizin kahramanlık mücadelelerini okuduk, dinledik. Onlar ne kadar etkileyici ve damarlarımıza milli duyguları aşılasa da, bu savaşların bir de arka planı var. Arka taraftaki halk, savaşın yıkıcı etkileri, yokluk ve hastalıklarla boğuşuyor. Yetim kalan binlerce çocuk, çocuklarına bir tas çorba veremeyen, bir tane ilaç bulamayan çaresiz anneler. Bu kitap benim anneliğe karşı bakış açımı daha da genişletti diyebilirim. Savaş kavramını yeniden öğretti bana. O annenin çaresizliği, açlık yüzünden kaybettiği evlatlarına duyduğu acı. Şakire annenin büyük mücadelesini satır satır hayranlıkla okudum. Anne değilim ama empati yaparak acaba ben olsam burada ne yapardım diye defalarca kez düşündüm. Sanki o evin bir köşesinde bütün olanları sessizce ağlayarak seyretmiş gibi hissediyorum kendimi. Kitap hakkında yazacak o kadar cümlem var ki, önceliği hangi kelimelere vereceğimi şaşırıyorum. Bu incelemeyi yazarken çok duygulandığım için kapanışı zor yapacağım. Eğer bu kitabı okumadıysanız mutlaka ama mutlaka bir şans verin. Beğenmeme şansınız yok buna garanti verebilirim. Ölmeden önce okumanız gereken kitaplar
Edebiyat
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,206 okunma
Mustafa Eroğlu isimli okura yanıt verildi
Şerife
Ölmeden önce mutlaka tekrar okuyacağım. Biraz daha bekleyebilirim o zaman 🙏😊
"Büyüğe el kaldırılmazmış. Küçüğe el kaldırılır mı?"
Sayfa 75 - can yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
İsmet isimli okura yanıt verildi
Şerife
Kesinlikle