“Ama bir toplumun hiçbir karmaşık kurumu yoksa, zenginleşmesine yardımcı olacak iyi kurumlara da sahip olamaz. Son 13.000 yılda bu karmaşık kurumlar nasıl ortaya çıktı ? Tarih, arkeoloji ve başka bilim alanlarında yapılan çalışmalar bize şunu gösteriyor: Bu kurumların gelişebilmesi için, tarım sayesinde olanaklı hale gelen (buğday, peynir, patates gibi) depolanabilir yiyecek fazlasına sahip yoğun nüfuslu, yerleşik toplumların ortaya çıkması gerekiyordu. Yani karmaşık kurumların ortaya çıkışının en temel nedeni tarımdır, ikinci temel neden yoğun nüfuslu yerleşik toplumlardır, yine tarım sayesinde olanaklı hale gelen, depolanabilir yiyecek fazlasıdır. Yiyecek fazlası, kral, bankacı, kitap yazarı, profesör gibi yiyecek üreticisi olmayanları beslemek için kullanılabilir. Sonuçta yiyecek üretimi çağdaş toplumların karmaşık kurumlarının yani ileri şeflikler ve devletlerin, bürokrasinin, merkezi yönetimin, eğitimli okuryazar vatandaşların, mucitlerin, kralların, pazar ekonomisinin, tüccarların, madenî aletlerin, klana sadakat yerine ulusa sadakatin, hukuk devleti yönetiminin, üniversitelerin ve yazılı eserlerin var olabilmesinin ön koşuluydu. Avcı/toplayıcı toplulukların hiç birinde, bugün doğal kabul ettiğimiz etmenler var olmadı.”