Tolstoy, eser hakkında Savaş ve Barış roman değil bir manzume daha çok ise tarihi günlüklerdir demiş. Gerçekten de öyle. Okurken bir romandan çok dönemin içinde yolculuk yapıyor gibi hissettim.
Roman Rusça yazılsa da diyalogların büyük bölümü Fransızca. Çünkü bu dönemde Rus aristokratlarında Fransızca konuşmak prestij sayılırmış. Öyle ki Fransa kralı 14. Louis Rus aristokratlarını kabul ettiğinde Rusların kendi ana dillerinde oldukça zayıf olduğunu görmüş.
Tolstoy, Rus aristokratlarının başlarda Fransızca ağırlıklı konuşması ve kitap ilerledikçe Fransızcanın azalmasıyla Rusya'nın Fransız kültüründen sıyrılmasını sembolleştirmiştir.
Karakter sayısının çok olması başlarda göz korkutuyor. Ancak düşünün ki bir savaştasınız. İki ülke onlarca asker ve komutan. Ama korkmanıza gerek yok. Kitap boyunca isimler sürekli değişiyor çoğunu öğrenmenize bile gerek yok. Baştan sona kadar sabit kalan 5 aile var. Bunların isimlerine de oldukça aşina oluyorsunuz. Anlatıldığı dönem nedeniyle yer yer yavaş aksa da dili sayesinde su gibi gidiyor.
Kitap genel olarak 3 bölüm diyebiliriz. Rusya'nın Fransızlar tarafından işgal edilme süreci, işgal altındaki halkın yaşadıkları, Rusya'nın kurtuluşu.
Her ne kadar 5 aristokrat aile üzerinden dönem anlatılsa da öyle şatafatlı hayatlar okumayı beklemeyin. 1808 sayfada minimum düzeyde balolara konuk oluyoruz. Asıl olay cephede. O muharebeden bu muharebeye gidip duruyoruz. Bazen Napolyon'un yaveri oluyoruz bazen bacağı kopmuş bir Rus askeri.
Eğer başlamayı düşünüyorsanız, listenizde varsa ve kalınlığı nedeniyle korkuyorsanız zaman kaybetmeyin derim. Pişman olmayacaksınız. Son olarak Tolstoy'un sözüyle bitirmek istiyorum.
SÖYLEYİN, BU KORKUNÇ SAVAŞ NİÇİN?