Fulya Serbes

Fulya Serbes
@StageDesigner
Florebo quocumque ferar.
Stage Designer
16 Aralık
551 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
10/10
·208 syf.·
2024 6. kitabı
Kitaptan Alıntıdır “Kadınların güçlenmesine yönelik görsel bir manifesto.” Dünyanın istisnasız her yerinde şiddete maruz bırakılan kadınları ve kız çocuklarını, kuşanmak zorunda bırakıldıkları görünmezlik örtüsünü üzerlerinden çıkarıp atmaları yönünde teşvik eden sarsıcı bir grafik roman.Aramızda; utancın, suçluluk duygusunun ve korkunun öğretildiği bir kültürde kadın olarak büyümenin anlamını ve kadınların asırlara yayılan varlık mücadelesini içten, hakiki ve güçlendirici bir üslupla aktarıyor. Adalet nerede?! Feminist fikirlere düşman olanlar, cinsel şiddetin dört atlısını gayet iyi idare ederler. Utanç, tecrit, kuşku, alay! Mükemmel ötesi bir “Grafik Roman” mutlaka okuyun mutlaka!
AramızdaUna · Desen Yayınları · 201954 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·61 syf.·
2021 32. kitabı
Kitapta Dorine ile tanışmalarından başlayarak, seksen iki yaşına kadar olanlardan bahsediyor. Hayatını, düşüncelerini ve eserlerini anlatıyor. Gerçek aşkı bulmadan bu kitabı yorumlamak bana düşmez o yüzden sözü Wikipedia’ya bırakıyorum; Andre Gorz’un ‘Son Mektup’u ömür boyu sürmüş olan bir sözleşmenin metni gibidir. Üzüntüleri ve sıkıntılarıyla elli sekiz yıllık bir aşkın hüzünlü hikâyesidir anlatılan. Gorz ve Dorine birlikte yazmışlar, birlikte yaşamışlar ve birlikte varolmuşlardır. Karı-koca, Dorine’in uzun süren hastalığı sırasında inanılmaz bir karar alırlar. Birisi ölürse hiç ayrılmamak için diğeri de aynı şekilde son yolculuğa katılacaktır. Ve böylece diğerinin yokluğunda yaşama zorunluluğuna katlanılmayacaktır. Her şey gibi aşk kavramının da içinin boşaltıldığı, tüketim nesnesine dönüştüğü bir çağda umut, hatta bir isyan çığlığı gibi karşımıza çıkıyor Gorz’un ‘Son Mektup’u. İnsanların yüreğine işleyen bir çığlık. Şuan denize bakıyorum ve “Bir düş kadar güzeldin...” sözü kulaklarımda çınlıyor Seksen iki yaşına yeni girdin. Hala güzel, çekici, arzu uyandırıcısın. Elli sekiz yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden çok seviyorum. Son zaman­larda sana bir kez daha aşık oldum ve sadece benimkine değen bedeninin sıcaklığıyla dolan, kahredici bir boşluk taşıyorum göğsümün tam ortasında yeniden. Geceleri bazen, boş bir yolda ve ıssız bir manzarada bir cena­ze arabasının ardından yürüyen bir adamın karaltısını görüyorum. O adam benim. Cenaze arabasının taşıdığı ise sen. Senin yakılma törenine katılmak istemiyorum; elime, içinde küllerinin bulunduğu bir kavanoz verme­lerini istemiyorum. Nefesine kulak veriyor, hafifçe seni okşuyorum. İkimizin de dileği, diğerinin ölümünden sonra yaşamak zorunda kalmamaktı. Birbirimize sık sık söylediğimiz gibi, olmaz ya,
Son MektupAndré Gorz · Ayrıntı Yayınları · 20111,168 okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2021 15. kitabı
Van Gogh sonsuzluğu aramaktan ölmemiştir, sefaletten ve nefes tıkanmasından boğulmaya zorlan­mamıştır, o daha yaşarken, sonsuzluğu ona karşı ellerinde bulun­durduklarını sananlar güruhu tarafından, sonsuzluğun ona verilmeyişi yüzünden ölmüştür. Hayat utansın. Ama hayat, onun hayatı. Yüzyıl önceki. Bugün, yüzyıl sonra, bir günde yaptığı bir resim milyarlar ediyorsa, hangi hayat utanacak?
Van Gogh - Yüz Yıl SonraFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 2011183 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2021 12. kitabı
Ferdinand, hacı o ne sabır ya yeminlen okurken benim içim şişti. Özellikle kutlamada. Ulen cinsellikten nasıl zevk alacağına kadar turşu olmuşlar. Güya herkes onun iyiliğini düşünüyor! Düşünmesinler mümkünse düşünmesinler. Efenim kitap farklı zamanlarda yazılmış ama konu yakınlığından dolayı birleştirilmiş üç oyundan oluşuyor. İçiniz şişsin istiyorsanız okuyun.
Görüşme - Kutlama - Çağrı (3 Oyun)Václav Havel · Remzi Kitabevi · 199043 okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2021 10. kitabı
Shakespeare usta ne demiş; hepimizin duyguları yok mu? Gözü kulağı... Hepimiz heyecanlanmaz mıyız? Hepimizin karnı acıkmaz mı? Aynı yiyeceklerle beslenmez miyiz? Aynı silahlarla yaralanmaz mıyız? Aynı hastalıklara yakalanıp, aynı ilaçlarla tedavi olmaz mıyız? Etimiz kesilince hepimizin akmaz mı kanı? Karanlığa karşı başkaldırmaktır gülmek. Birlikte gülmek, yan yana durmak ve hayal kurmak. Güzel günlerin, Adaletin, özgürlüğün açlığıdır gülümseyebilmek... “SAĞLIKLI GÜLÜMSEMEMİZ DAİM OLSUN” Bu bir manevi okuldur, Yönetimi vicdanlardır. Dersleri tiyatro oyunları, Bizler de oyuncuları Ne zor görev!... Hoşça kalın izleyenler Lütfen şunu unutmayın Doyurun bizi maddiyatla Doyuralım sizi maneviyatla...
Şark DişçisiHagop Baronyan · Aras Yayıncılık · 201087 okunma