"Mrs. Vandeleur da son derece samimi bir dürüstlükle onunla konuşmaktaydı. Lord Henry'nin bir keresinde söylediği gibi, bu samimi dürüstlük, gerçekten iyi olan bütün insanların düştüğü ve hiçbirinin tümüyle kurtulamadığı tek bağışlanmaz hataydı."
"Kişinin kendi ruhunu apayrı, güzel bir forma aktarıp bir süre orada tutması, düşüncelerinin yankı bulması, buna gençliğin ve heyecanın müziğinin eklenmesi ve kendi huyunu, tutumunu, kaypak bir sıvı, gizemli bir kokuymuşçasına, başka birine iletmesi. Gerçek bir kıvanç vardı bunda... Belki de bizimki kadar sınırlı ve çiğ bir çağda, zevkleri kabaca şehvetli, amaçları kabaca bayağı olan bir çağda elimize kalan en doyurucu kıvanç..."
"İnsanlar sadakat konusunu nasıl da gözlerinde büyütürler!" diye söylendi. "Aşk bile salt fizyolojik bir sorundur. Bizim öz irademizle hic ilişiği yoktur. Gençler sadık kalmak isterler, kalamazlar; yaşlilar sadakatsizlik etmek isterler, edemezler. Söylenecek söz bundan ibaret."
"Gövde bir kez günah işler ve günahla ilişkisi kesilir, çünkü eylem bir tür arınmadır. Eylemden sonra tek artakalan bir zevkin anımsanması ya da bir pişmanlığın lüksüdür. Şeytandan kurtulmanın tek yolu şeytana uymaktır. Karşı gelindi mi ruh kendi kendine yasakladığı şeyin özlemiyle hasta düşer; kendi ürkünç yasalarının korkunçlaştırdığı ve yasallıktan çıkardığı şeye karşı duyduğu arzuyla marazileşir. "
Harry sen dostluğun ne demek olduğunu anlamıyorsun dedi. "Ne de düşmanlığın anlamını biliyorsun. Herkesi seversin sen, yani herkese karşı kayıtsızsın, demeye gelir bu."