Sevgi'nin (mor) görevi ve kaygısı en başta üreme işidir; anlayacağın kadınların ve erkeklerin, birlikteliklerinden en iyi soyun üreyeceği biçimde aile kurmalarına gayret edilir. Güneş devletinin sakinleri, bizlerin köpeklerin ve atların cinsini ıslah etmek için didinip dururken kendi insan türümüzü tamamen ihmal etmemizle düpedüz alay etmektedirler.
"Fakat insan hercai, bir dalda durmaz bir yaratıktır ve belki de satranç oyuncuları gibi gayeyi değil, gayeye giden yolu sever. Kim bilir (emin olamayız tabu) belki de insanların yeryüzünde ulaşmaya çalıştığı tek gaye, bu gayeye ulaşma yolundaki daimi çaba, başka bir deyişle hayatın ta kendisidir, yani iki kere iki dört cinsinden bir formal olan gaye değildir; zaten iki kere iki dört, hayat değildir baylar, ölümün başlangıcıdır. Hiç değilse insan, bu iki kere ikiden daima ürkmüştür; ben hâlâ ürküyorum. İnsan bütün ömrünü iki kere iki peşinde geçirir, bu uğurda denizler aşar, hayatını harcar, fakat yemin ederim, arayıp gerçekten elde etmekten korkar. Çünkü onu bulur bulmaz artık erişecek şeyi kalmayacağını bilmektedir."