Toprağı yoğurmak, çukur kazmak da kucaklaşmak ve cinsel birleşme kadar kökensel etkinliklerdir. Bunları sadece cinsel simgeler olarak görmek bir yanılgıdır; çukur, yapışkanlık, yarık, sertlik, bütünlük, ilksel gerçekliklerdir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona 'cinli' diyorsunuz. İnsanoğlu geldiği zaman yiyip içti. Bu kez de diyorsunuz ki, 'Şu obur ve ayyaş adama bakın! Vergi görevlileri ve günahkarlarla dost oldu!'
Böylece, Freud'un cinsel tekçiliğini de Engels'in ekonomik tekçiliğini de aynı nedenle reddediyoruz. Bir psikanalist, kadının bütün toplumsal taleplerini bir "erkeksi karşı çıkış" görüngüsü olarak yorumlayacaktır. Bir Marksist için ise kadının cinselliği, az ya da çok karmaşık sapmalarla yalnızca onun ekonomik durumunu ifade etmektedir, ama tıpkı "burjuva" ya da "proleter" kategorileri gibi "klitoral" ya da "vajinal" kategorileri de somut bir kadının içine hapsedilemeyeceği kategorilerdir.
Bütün psikanalistler sistematik bir biçimde seçim fikrini ve onun bağlaşığı olan değer mefhumunu reddeder; sistemin içsel zaafını oluşturan da budur. Freud dürtüleri ve yasakları varoluşsal seçimden kopardığı için onların kökenini bize açıklayamaz, onları verili kabul eder.