Kitabın adının neden Huzursuzluk olduğunu okurken anlıyor insan... Bazı yerlerinde gözüm doldu, boğazım düğümlendi. İnsanlar olarak hayatı birbirimize zorlaştırıyoruz ama bu düzende yine en çok ezilen kadın ve çocuklar oluyor. İnandığı dini çevirip kendine yeni din yaratanları çok güzel anlatılmış. Din kisvesi altında, aslında dinle alakasın olmayan hareketlerde bulunan insanların hayatı birbirine zehir etmesi ve bunun sonucunu yine kadınların ödemesinin örneklerinden biriydi bu kitabın anlattığı...
Hangi birinin hayatına üzüleceğimi şaşırdım. Meleknaz'ın defalarca satılması, babasının kim olduğunu bilemediği bir hamilelik yaşaması, canının derdine düşmüşken dünyaya bir can getirmesi... Gerçekten delirecek gibi oldum okurken. Dünyanın bir ucuna gittiği halde doğduğu corafyanın kaderini peşinde götüren Hüseyin, çok üzgünüm.
Kitabın eleştireceğim kısmı İbrahim'in sürekli eski karısını ve eski karısının tarzında olan kadınları aşağıladığı kısım oldu. Batıda yaşayan kadın doğudakinin kahrını, çilesini çekmedi diye birden çok kötü, anlayışsız mı oldu ? Batıdaki erkek neden aynı şekilde eleştirilmedi kitapta ? Yine kadınlar üzerinden ahlaki ve vicdani değerlerin yargılanması, kadınlar arası kıyas yapılması hoşuma gitmedi. Onun dışında gerçekten çoğu kişinin okuması gereken, insanın içine işleyen bir kitap olmuş