Kötülüğün kol gezdiği bir iklimde, Türkiye’nin gençleri de hanidir hançeri birbirlerine saplıyorlar. Erkeklik davası mı bu? Hançer saplamak gençliğin bizim artık aşinası olamadığımız yeni âleminde yetişkinliğe geçişin bir ritüeli mi? Bir hançer saplayarak, bir başkasının canını acıtarak, bir başkasını yok ederek, bir aileyi acılara gömerek var olmak ancak psikopatlığın raconuna uyar. Türkiye’de, izleyebildiğim kadarıyla, gençler arasında psikopatik arsızlık ve acımasızlık tırmanıyor ve erkekliğin kitabı antisosyalliğin, zalimliğin, kan dökücülüğün kitabına uydurularak yeniden yazılıyor. Vahşi hayvanlar gibi, en çok can acıtanın ‘en erkek' sayıldığı bir cangılda mı yaşayacağız?
Cangıl
Kaotik, düzensiz, karmaşık ortam
İnsanın içinde kaybolduğu zihinsel karmaşa
Modern hayatın gürültülü ve yorucu hali
(İnsanın içindeki orman) -balta da lazım geliyor....-
Çizer Eflatun Nuri bir söyleşisinde şöyle bir şeyden bahsediyordu, aklımda kaldığı kadarıyla: “Bir trenin penceresinden gözüm güzel bir kıza takılmıştı. Tren hareket edince onu daha fazla görebilmek için geriye yürüyor, tren camından onu seyrediyordum, ta ki bir aynaya rast gelip de kendi yüzümü görene kadar. O görüntüyle birlikte genç bir delikanlı değil de altmışlı yaşlarda bir ihtiyar olduğumu fark ettim.”