İçimizdeki Şeytan`ın tam da anlaşılır yani da buradaki buram buram kokan közün son dumanı bitmek üzereyken insanin dili ile kalbi arsındaki uyuşmayan gerçek ifadenin tam ham şekli. benim kalbim temiz ile yapılan icraatin baş oyuncusu olan nefs
Sabahhattin Ali`nin okuduğum naçizane eserlerinden bir tanesi İçimizdeki Şeytan
Realizm yazımıyla her bölümünde ince ince dokuyarak anlatım yaptığı ve Ömer ile Macide`nin başrol oynadığı, Ömer`in tutarsız karakteistlik alt yapısı ve Macide`nin bitmek bilmez kendinden emin duruşuyla perdenin bir açılıp bir kapanmasıyla işlenen başka bir aşkın dramatize etkisini okuyorsunuz.
Roman, romantizm ve aşk girdabından ziyade, işlenen siyasi incelikle işlenmiş ama siyaser barındırmayan; kişilerin renklerinin kendi menfaatleri doğrultusunda yaptıkları oyunların trajigerceklikle (acı bir hınç) sayfalara yağmur gibi dökmüş Sabahattin Ali.
İçimizdeki Şeytan`nın bol harmanlandığı hikaye de Ömer yaptığı her olayın kendi iradesinin dışında şekillenmesini -kişinin savrulmasını- işlerken üstad bunu sözlerden ziyade karakterin hareket ve tavırlarıyla "ben değil şeytan yaptı" misali farklı cümlelerle okuru rahatsız etmeden tekrar tekrar anlatır Sabahattin Ali.
Bir yandan ahbabını akrabasıni kayıran bir sorumlu, diğer yandan sonunu düşünmeden bir kızı hayatına sokan genç ve sonrasında, maaşı yetmediği için sağdan soldan borç alarak düştüğü sefil hayatın ve Macide`yi de bu sefil hayata sürükler.
Lakin buradaki güçlü karakter kesinlille Macide`dir ve gücünün anına kadar bitesiye mücadele ettiğine şahit oluruz.
Macide`yi bu zorlu hayata sürükleyen kuşkusuz Balikesir`den İstanbul`a sürukleyen ve ardından eve geç saatlere kadar gelmeyen Macide`ye ne ettiği belirsiz bir tiplemelerle sağda solda erkekletle fingirdeyen kız olarak ilan