Kolundaki yaraları dövmeleriyle kapatmış bir kadının,
göğüs kafesindeki
pişmanlıktan geliyorum.
ve sarımtırak bir gecedeyiz.
gemiden trene, trenden de bir kamyon kasasına atlamış gibi yorgunum.
Yolcuyum ve yorgunum.
Yolcular istisnasız yorgundur Asronot bey.
Kahve de son taş çekildi.
Otogarlar ıslanmaya başladı hüzünden bu vakit
Hüznünü gösterişe çevirmiş binlerce ölümlüden biriyim.
Krizlerimiz baskıladığımız yerde yoğunlaşıp artık baskılanmayacak bir basınca gelince , YANİ RUHUMUZUN KÖMÜRÜ ELMASA DÖNÜŞÜNCE , duygularımız bir yanardağın volkanı gibi bilincimizin en derininden öyle çıkarlardı ki yüzeye hayallerimize bulaşır, karakterimiz işte o zaman yüzeye ulaşırdı.