Bu kitap, daha ilk sayfalarından itibaren insanın ruhuna dokunmayı başarıyor. Okudukça, manevi anlamda ne kadar eksik kaldığımızı fark ediyor; dünyaya ne denli meylettiğimizi, beşerî değerlere ne kadar ağırlık verdiğimizi açıkça görmeye başlıyoruz. En çarpıcı yanı ise, Allah’ı hayatımızda farkında olmadan ikinci plana attığımız gerçeğiyle yüzleştirmesi.
Kitap, okuyucusunu sadece düşünmeye değil, aynı zamanda içsel bir sorgulamaya da davet ediyor. Sayfalar ilerledikçe insan kendini muhasebeye çekiyor ve bitirdiğinde, hayata bakış açısının değiştiğini net bir şekilde hissediyor. Manevi dünyasında bir uyanış yaşamak isteyen herkes için kesinlikle okunması gereken bir eser.
Insan bazen sevdiği bir insanı Allah’ı sever gibi seviyor, bazen de korktuğu bir insandan Allah’tan korkar gibi korkuyor. Sen kalbini neyden korkup neyi seveceği noktasında terbiye edemedikten sonra imanını da idare etmen söz konusu değildir.