Ama biz talihsiz insanlar geçmiş ve geleceğin o kadar etkisi altındayızdır ki şu anda kısaca geziniriz. Çocukluğumuzun altın günlerini neden hep özlemle anariz, biliyor musunuz? Nietzsche bunun nedenini, o günlerin kaygısız günler, en küçük bir kaygının olmadığı günler, ağır ve acı veren anılarla, geçmişin çöpleriyle yere çökmeden önceki günler olmasına bağlar.
To wait an Hour - is long -
If Love be just beyond -
To wait Eternity - is short -
If Love reward the end -
Bir saat beklemek - uzundur -
Eğer Sevgi hemen ardındaysa -
Sonsuzluğu beklemek - kısadır -
Eğer ödül Sevgiyse en sonunda -
"Burada, bir hiç olarak kalmaya dayanabilir miyim sanıyorsunuz? Mekanik bir şekilde yaşayabilir miyim? Duygusuz bir makine olup çıkabilir miyim sanıyorsunuz? Bana can veren ekmekle suyun elimden alınmasına dayanabilir miyim?
Yoksulum, kimsesiz, ufak tefek, gösterişsizim diye duygusuz, ruhsuz muyum sanıyorsunuz? Öyleyse, yanılıyorsunuz. Benim de en azından sizinki kadar duygulu bir yüreğim, ruhum var. Tanrı bana güzellik, zenginlik de bağışlasaydı... Benden ayrılmak size de güç gelirdi... Sizden ayrılmanın bana güç geldiği kadar! Şimdi sizinle konuşurken gelenekleri, alışkanlıkları, hatta şu ölümlü benliğimi bile hiçe sayıyorum. İkimiz de bu dünyadan göçmüşcesine... Benim ruhum sizin ruhunuza sesleniyor; ikimiz de Tanrı'nın huzuruna çıkmışız, eşitmişiz gibi- ki elbet eşitiz aslında."
"Kendimi umursuyorum ben. Ne kadar yalnız, ne kadar kimsesiz, ne kadar kolsuz kanatsız kalırsam, kendi kendimi o kadar sayacağım. Tanrı'nın buyurduğu, insanoğlunun kitaba yazdığı yasalara boyun eğeceğim. Aklım başındayken öğrendiğim kurallara bağlı kalacağım. Şu anki duygularım, düşüncelerim sayılmaz; çünkü aklım başımda değil, deliyim. Yasalar, kurallar da tehlikesiz zamanlar için değildirler ki! İnsanın şeytana uymak üzere olduğu, ruhuyla, bedeniyle bu kurallara başkaldıdığı zamanlar içindir. Sert, katı da olsalar boyun eğeceğim onlara. Her önüne gelen kendi kişisel durumuna göre bu yasaları, kuralları bozmaya kalkarsa ne yararları kalır! Oysa bunlar yararlı, değerli şeylerdir. Oldum olası inanagelmişimdir buna. Şu anda inancım sarsıldıysa çılğınlığımdandır. İyice çılgınlaştım ben. Damarlarımda kan yerine alev akıyor, yüreğim deli gibi atıyor. Bana destek olarak, yalnızca eskiden edindiğim inançlar, ilkeler var. Bunlara sımsıkı sarılacağım."