Daha önce beni bu kadar etkileyen ve ağlatan bir kitapla karşılaşmamıştım, okurken kalbimle ağladım...Küçücük bedenlerin nelere maruz kaldığını öğrenmek beni gerçekten sarstı. Kitabı okumadan önce böyle bir sorunun farkında bile değildim, çok bilinçlendirici olduğunu söyleyebilirim .Yazar kimsenin konuşmak bile istemediği, halının altına süpürülen ensest gerçeği hakkında araştırmalar yapmış, yaşanmış olaylara ve uzman kişilerin görüşlerine yer vererek güzel bir eser ortaya koymuş.
*bir çocuk buna maruz kaldığında neden susar? konuştuğunda nasıl tepkiler göreceğini düşünüp, korkar da susar!
*kadınlar öğrenilmiş çaresizlik içinde, erkekler tarafından korkutulmuşlar, toplum tarafından sindirilmişler.
*Enseste göz yumanlar birer katildir.
*Benim suçum muydu çocukken büyümek zorunda kalmak?
*Bana çikolata vereceğini söyleyince gitmiştim yanına...Nereden bilecektim ki?
*elalemin bakkalı bana dokundu demekle, babam bana dokundu demek farklı şeyler.
*Türkiye'de kadınlar evli olmaktan çok esir gibidir.
*Çarşıda söylesen merkezden duyarlar, o yüzden söylemeye cesaret edemedim.
*Aman sus sus kimse duymasın; bizim şerefimiz var!!!
*Annem bana inanmıyor, niye yalan söyleyeyim ki? İnsan böyle bir yalan söyler mi? Çok pişmanım keşke söylemeseydim. Benim yüzünden her şey mahvoldu. Ne yapacağım ben şimdi?
*bizde hep vardır, var olan bir şeyi yokmuş gibi yaşar ve halının altına süpürürüz.
*Bir kadın için, bir insan için tecavüze uğramak çok utanılacak bir şey!!!
*Ben şimdi kime güveneceğim?
*Kulak tıkamak çözüm değil.
Oldukça sürükleyici bir kitap, sayfa sayısı ilk başta gözümü korkutsa da okurken çok keyif aldım ve bitmesin istedim. Kitabı okurken birçok duyguyu Edmond'la birlikte yaşadım resmen.