Kaçıp gitmiş umutlar. Ölmüş saatler. Onu sevmiştim, çok, bir insan bir başkasını bu dünyada böyle nadir severdi. Sana iyi gelmeyeni nasıl seversin? Sokakta mı buldun kendini? Bu, nasıl bir inattı böyle?
Büyük bir sevgiyi onlarınki. Büyük bir sevginin başına gelebilecek en büyük felaket gelmişti, yarım kalmıştı. Yaşanmamış, bozulmamış, en yoğun haliyle bir gün öylece geride bırakılmış, hiç eskimemiş, sadece hayal edilmiş bir akşam...
Ben kedileri sevmezdim. İnsanları zaten sevmezdim. Börtü böcekle de pek işim yoktu. Dikenli biriydim ben. Sevmelere, sevilmelere onun kadar hazır ve razı değildim.