Şuğra Kazancı

Şuğra Kazancı
@SugKa
‘Ars longa, vita brevis, occasio praeceps, experimentum periculosum, iudicium difficile.’ ‘Ancora Imparo’ *sakura* *sukha* x.com/SugraKazanci
“Hayat tek şerit giden bir yol değil. Dönemeçleri, yokuşları karşıdan gelen arabaları olan yorucu bir yolculuk. Menzile odaklanma sadece yolu sev. Molaların, frene basmaların, karşına çıkan kırmızı ışıklar seni durdurmasın. Sen nasıl biri olursan çevrende öyle insanlar biriktirirsin. Yakınında olanların sana yaptığı haksızlıklar için üzülmeden önce kendi mahkemeni kur. Hayatının savcısı ol. En acımasız soruları herkesten önce sen kendine sor. Duyacağın cevaplara hazır ol! Mutluluğu sebeplerde arama. "Şu olursa çok mutlu olacağım" diye başladığın her odaklanma sana sadece artı stres kazandırır. Hayatının amaçlarını ve çabalarını sev, sonuçlar hediyesi olsun. Çevrende omuzlarını düşürecek kişileri tutma. Eleştiri ile hadsizliği karıştıran ve negatif enerjileri ile yolunu tıkayan herkesi çıkar hayatından. Affet! Kendini affederek başla başkalarını affetmeye. Kendin olmaya çalış. Başka hayatları taklit ederek ancak kendini kandırırsın. Seni olduğun gibi seven insanlarla daha mutlu olacaksın, n'olur bunu unutma! Bencillik ile bireyselliği karıştırma. Kendi hayatını merkeze koyarak başkalarına haksızlık yapma. Senin hakların senin ihtiyaçların senin mutsuzlukların senin isteklerin yok sadece, bunu aklından çıkarma! Ölüm gerçeğini unutma! Bir gün ansızın tüm planların yarım kalacak. Belki taze aldığın ekmeği yemeden gelecek ölüm, belki bir duş almaya bile fırsatın kalmayacak. Yanılmaktan korkma. Eline yüzüne bulaştırdığın ne varsa nişan gibi taşı boynunda. Onlar senin tecrübelerin, büyümelerin, olgunlukların olacak çekinme!”
Hayat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Çok zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu. İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı. Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.Bir parçasına dün dedi, diğer parçasına bugün, öteki parçasına da yarın. Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu. Dünü düşünüp pişman oldu,yarını düşünüp telaşlandı; ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.Farkında olmadan rezil etti bu gününü. Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu. Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı. Bu günü eline yüzüne bulaştırdı. Mutsuz oldu insan. Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı; ama bugünü hiç yaşayamadı.”
Hayat
Buray’ın bütün şarkıları 🌸
Müzik
Yalnızca tek bir insan türü varsa, o zaman Neden hiç geçinemiyorlar? Hepsi birbirine benziyorsa, niçin özel bir çaba harcayarak birbirlerini aşağılıyorlar?
Görünüşte hepimiz aynı türden canlılarız değil mi? Hepimiz etten ve kemikten oluşuyoruz, hepimiz aynı şekilde dünyaya geldik, aynı şekilde besleniyor, aynı havayı soluyoruz. Peki ya yeryüzünde bitmek bilmeyen bu kavgalar, savaşlar neden? Biz neden sürekli birbirimizi üzüyor, eziyor ve tüketiyoruz? Neden birileri sürekli diğerleri üzerinde egemen olma, üstünlük savaşı kurma eğiliminde?
Roman