Şüheda Altuntaş

Şüheda Altuntaş
@SuhedaAltuntas
Milyonlarca insan derin bir sefalet içinde doğuyor, yaşıyor ve ölüyor. Böyle olması gerekiyor mu? Doğuştan zeki milyonlarca insan hayatları boyunca hayvanlar gibi cahil yaşamaya mahkûm bırakılıyor. Sayısız küçük kardeşiniz kabalığa, acımasızlığa teslim ediliyor. Peki böyle mi olmalı?
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Her yerde ve her zaman halk kitleleri sabretmek, katlanmak zorunda bırakılır. Sabır, uzlaşma ve yoksunluklar kitlelerin bir nevi görevi haline gelmiştir. Pek çok konuda saldırıya uğramış, küçümsenmiştir halk.
Elinde üniversite diploması olan insanlar için de aynı şey geçerlidir. Bunlar aydın değil, ancak aydınımsı olabilir. Öğrencileriniz üniversitelerde bilginin diplomadan üstün olduğunu bilmeli. Yükseköğrenimin amacının ışık kaynakları yaratmak olduğunu öğrenmeli. Onlar dünyanın her yanını aklen ve ahlaken aydınlatan merkez istasyonlarıdır.
Herkes, hiçbir şey vermeden sadece hayattan almak istiyor. Hayata egoist, soyguncu, sömürücü, parazit olarak adım atıyorlar. Ve bu parazit yaşamda bilgelik arıyorlar.
Büyük ormanların içinde yangın sıçramasın diye yollar açılır. Güvence boşlukları ile ormanı parçalarlar. Evet, ağaçların bazıları feda eder kendini o boşluklar olsun diye ama bütün bir orman tamamen yanmaktan kurtulur. Siz de boşluklar verin, tüm varlığınızın içinde. Sizi kimse tamamen tanıyıp, ele geçirmesin.
Sayfa 25