İnsan isterim;
Zihni açık, dili dürüst, duruşu sağlam olsun.
Ellerine çiçekler, yoluna kuşlar konsun.
İnsan isterim;
Ne kafada anksiyete, ne dilde sitem olsun.
Görünce gözüme sürûr, sineme ferahlık dolsun.
İnsan isterim;
Ne insansavar dili, ne med-cezirleri olsun.
Yanında aklım hür, rûhum revize olsun.
Olacaksa tek renk, yeşile boyanmış gönüller olsun.
Suhendan
Kitabın ismi beni o kadar etkiledi ki, içeriğini düşünmeden aldım. Zeki Bulduk ile bu eseriyle tanış olduğum için memnunum. Yazarın, Afganistan mektuplarını bir araya getirip "Evlat Babanın Sırrıdır" diye önümüze sunması, belki de tek bir şeyi hatırlatmak içindi:
"İnsan, unutmalardan örülmüş bir kazak gibi. Sökmeye başladığında anlıyorsun ne çok unutuş saklamışız ilmiklerde. İnsan kendini nasıl da yalnızlaştırır."
Ben karanlık değil miyim, sen ışık değil misin?
Ben yas değil miyim, sen düğün değil misin?
Ben yıkık bir yer değil miyim, sen mâmur değil misin?
Ben cisim değil miyim, sen can değil misin?
Senin gönül iğnenden geçebilmek için
Beyaz bir iplik gibi sabırla bekledim.
Dik beni, oya oya işle örtüne
Kalksın kaç katsa perdelerim
Beni sinene yama yap
Gizli kopçalarım iliklensin.
Çözülsün gizli benliğim
Çokluğumu gider
Kumaşımda yer kalmasın kesilecek
Söke söke düğmelerini,
Fethedeyim her ilmeğini.