Süheyla

Duyarlılık açısından ölülere ne kadar saygı duysam da yaşayanları iyileştirmekle daha çok ilgileniyorum.
Reklam
Yanılıyorsun Jerónimo! Tanrı adildir ve ne yaptığını bilir. Onun iradesinin bizim arzularımıza bağlı olamayacağını anlamayan biziz!
Varlık âleminde görünür ve görünmez her șey insana âşıktır. Her șey sessiz bir vurgunlukla șu özleyiş yalvarısını okur: "Beni anla, beni yen, beni kullan. Yaradılışımın mânâsına kavuşmaklığım senin eline verilmiștir, âdemoğlu beni hasretime ulaştır, senin zafer anıtında ben malzeme olayım..."
Hak Yaradan'ım beni varlık âleminde katıksız saltanat süreyim diye yarattı, ben o kadar ulu olayım istedi ki bana oyuncak olarak ancak ebediyeti lâyık gördü. Kendi kendimi hiç durmadan yapar, yıkar, yazar, okur, tefsir eder, çizer, yeniden yazarım. Ebediyetle oynayan yılmaz bir sanatkârım. Beni üreten Promete soyundan belki günün birinde öyle kudretli bir kahraman çıkacaktır ki bir üfleyiște samanyolunu dağıtacaktır. Kamerin paralandığını Peygamber'im bundan bin bu kadar sene evvel mânâda gördü. Ümmetine bildirdi. Zülcelâli ve'l-ikram olan Hak Yaradan'ım bana sonsuz sfatlarından birini, yapıcı ve yıkıcı olmak huyunu bağışlamakla benim ebedi varlığa, ebedî sanatla dem tutmaklığımı istedi.
Ümit! Seni ne yapaydım ben? Yenir misin yenmez misin, canlı mısın cansız mısın, tahviller borsasında değerin iner mi biner mi? Bilirim ki sen bana durmadan yarını adayarak benden bugünü uğurlayan baș düşmanımsın. Sana bel bağlayan insan kendini korkuya kaptırmış olur, korkunun ardı sıra da çekindiğine uğramak gelir. Seni bir sırça küp gibi omuzumda taşıyamam ümit! Ne kadar güzel olursan ol, iște seni tașa çarpıyor, tuz buz ediyorum. Hanisiniz musibet kutuları, daha var mısınız? Avucuma düşün, beni ilgilendirin, üzün, korkutun, bana nevbet satın. Bir daha deneyin bakalım sizi açar mıyım, açmaz mıyım?|
Reklam