“…Bilgi, bana bir harita odası gibi geliyor. Kütüphaneye her gidişimde bunu düşünür, etkilenirim. Öğretmenlerin rolü, çocuklara harita odasının içinde ne olduğunu öğretmek. Öğretmen, harita odasındaki rehberdir hepsi o. O bilgiler onların kafalarının içinde değil. Her şey o harita odasında.”
Sayfa 103 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“…Onlardanmışçasına sahte davranışlar içine giremezdi. Bu kisve başarılı olmayacağı gibi kendi doğasına da aykırıydı. Sahte ve içtenliksiz davranışlara yer yoktu onda. Ne yaparsa yapsın hakiki olmalıydı.”
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“Kendi soyadımı kullanıyorum çünkü benim soyadım o. Kendi soyadımı kullanıyorum çünkü onu seviyorum.
Bazı insanlar, “Kendi soyadını kullanman da ataerkil düzene uymak çünkü babanın soyadı o” diyorlar. Öyle gerçekten. Fakat asıl mesele şu: İster babamdan, ister Ay’dan gelmiş olsun, doğduğumdan beri sahip olduğum soyadını kullanıyorum; benimle birlikte hayatın önemli aşamalarından geçen, anaokuluna gittiğim günden beri duyunca karşılık verdiğim soyadını yani. Anaokulunun ilk günü, öğretmenim şöyle demişti: “Adınızı duyunca ‘burada’ deyin. Bir: Adichie!
Daha da önemlisi, her kadın kendi soyadını kullanma seçeneğine sahip olmalı — oysa gerçekte toplumsal baskı yüzünden yapamıyorlar bunu. Kocalarının soyadını kullanmak istemedikleri halde gerekli — zihinsel, duygusal, hatta fiziksel — enerjiye sahip olmayan kadınlar da var. Evlendiği zaman soyadının değişmesini kabul edecek kaç erkek var sence?”