"...Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan bir insanın vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi?Fakat bu hep böyle değil midir?birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?..Ben de o zamana kadarki hayatımın boşluğunu ,gayesizliğini sırf böyle bi insandan mahrum oluşumda bulmaya başlamıştım.insanlardan kaçışım ,içimden geçenlerin en küçük bir parçasını bile etrafıma sezdirmekten çekinişim bana sebepsiz ve manasız görünürdü.zaman zaman beni saran hüzünlerin hayat bıkkınlığının bir ruhi hastalık alameti olmasından korkardım.Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinde daha dolu ,daha ehemmiyetli oldugunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım."
"...hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu,içimin genişlediğini hatırlamıyordum.Bir insanın bir diğer insanı ,hemen hemen hiçbir şey yapmadan ,bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?"