Bir köpeğin gözünden başlayıp insan doğasına uzanan sıra dışı bir hikâye…
Sokakta yaşam mücadelesi veren bir köpek, bir profesör tarafından sahiplenilir ve üzerinde yapılan deneylerle bambaşka birine dönüşür.
Bulgakov, bu sıra dışı dönüşümü anlatırken bilimin sınırlarını, insan olmanın anlamını ve toplumun ikiyüzlülüğünü sorguluyor.
Kitabı sevdim ama öyle “bayıldım” diyemem; bazı bölümlerde akıcılık yer yer kayboluyor sanki.
Yine de altındaki fikir ve insana dair sorgulamalarıyla akılda kalıyor.
Kısa olmasına rağmen, bitirdikten sonra uzun süre düşündürüyor.