Zamanın çamurlu su gibi alarak beni de süpürmesini bekliyorum. Gece gündüz demeden yükünü taşıdığım o pis ölüm anılarının, gerçek ölümle buluşup beni tamamen serbest bırakmasını bekliyorum.
Bazı anıların açtığı yaralar kapanmaz. Zaman geçtikçe anılar bulanıklaşmıyor, aksine bir tek o anı kalıyor ve diğer her şey yavaş yavaş yok oluyor. Renkli ampulleri birer birer patlaması gibi dünya kararıyor. Ben de aynı şekilde güvende olmadığımı biliyorum.