Sümeyye

Sümeyye
Matematik öğretmeni
omü
130 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Her şeye rağmen, pratik aklın deneyciliğine karşı korunma, çok daha önemli ve tavsiyeye değerdir; çünkü mistisizm yine de ahlak yasasının saflığı ve yüceliğiyle bağdaşabilir ve aynı zamanda sıradan düşünüş için, hayalgücünün duyularüstü görülere uzanması doğal olmadığı için, bu yönden gelecek tehlike çok genel değildir. Buna karşılık deneycilik, (insanlığın kendi kendine kendisi için elde edebileceği ve elde etmesi gereken en yüksek değer, yalnızca eylemlerde değil, niyetlerde de bulunduğu halde) niyetlerdeki ahlaklılığı kökünden söker ve ödevin yerine bambaşka bir şeyi, yani genellikle eğilimlerin onun aracılığıyla aralarında anlaştıkları deneysel bir çıkarı koyar.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan, duyular dünyasına ait bir varlık olarak, bir gereksinmeler varlığıdır; bu yüzden de aklının, şüphesiz, duyusallıktan yana vazgeçilmez bir görevi vardır; bu da, duyuların çıkarlarını gözetmek ve bu yaşamın mutluluğu için- olabilirse de gelecekteki bir yaşamın mutluluğu için- maksimler ortaya koymaktır. Ama insan, her şeye rağmen, aklın kendi başına söylediği her şeye kayıtsız kalacak ve aklı yalnızca duyu sahibi bir varlık olarak gereksinmelerini gidermek için bir araç olarak kullanacak kadar, tamamen hayvan değildir.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Felsefe
Barışsever insanlara takılmak, onları tedirgin etmekten zevk alan birine, sonunda günün birinde iyi bir dayak atıp haddini bildirirlerse, bu şüphesiz fena bir şeydir, ama bunu herkes onaylar ve daha öte bir sonuca yol açmasa da, kendi içinde iyi sayar. Üstelik, dayağı yiyen bile, kendi aklıyla, hakkın yerini bulduğunu teslim etmelidir; çünkü aklını kaçınılmazcasına onun gözleri önüne koyduğu iyi olma ile iyi davranma arasındaki oranı, o burada uygulanırken görür.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Felsefe
İyi veya kötü, aslında eylemin kendisiyle ilgilidirler, kişinin duyum alma durumuyla değil. Ve bir şey, kayıtsız şartsız(her bakımdan ve başka bir koşul gerektirmeden) iyi ya da kötü olacaksa, ya da öyle sayılacaksa, bu, bir eylem tarzından, istemenin maksiminden başka bir şey olamaz; dolayısıyla iyi ya da kötü diye adlandırılabilecek olan, bir nesne değil, eylemde bulunan kişinin kendisidir: ona iyi ya da kötü insan denir.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Felsefe
O halde pratik bir aklın biricik nesneleri, iyi ve kötüdür. Çünkü birincisinden, arzulama yetisinin zorunlu bir nesnesi; ikisinden ise nefret etme yetkisinin zorunlu bir nesnesi anlaşılır; ama her iki durumda da bu, aklın bir ilkesine göre anlaşılır.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Felsefe