Akakiy Akakiyeviç, bize bazı insanların; hayatın nasıl herkese eşit davranmadığını, yaşadığı bazı ezikliklerin (duygusal formda) hayat boyu onları içine kapattığını ve bu içedönüklüğün hayatlarını nasıl zindan ettiğini tamamen özetlemiş ve biz okuyuculara çok güzel bi empati yeteneği sunmuştur.
O olmasaydı belki dışarıdan mülayim görünen birçok insanın kendi iradesi ve isteğiyle böyle pasif durduğunu düşünürdüm. Belki bazıları yalnızlığı, çaresizliği ve varken yok sayılmasını kişiliğine bağlayabilir ama hayır bazı insanlar sadece kaderinin kurbanı…
‘’Bugün Birinci Gün,’’ dedi. ‘’Bizim ‘Birinci Gün’ümüz.’’
İşte bununla beraber kayboldu adamın gölgesi; tik-tak durdu. Tek hissettiğim, hiçbir sınırı olmayan tatlı bir gelecekti.
Kitabın her satırında yazarın hayal dünyasına hayran kaldım. Kitabın bana öğrettiği en anlamlı şeyse; finalinde yazılmış olan değerli ve hassas kavuşmayla özeltedi hayatın değerini. Öyle güzel öyle samimi yansıtılmış bir aşktı ki, hayatımızı ilk günümüzmüş gibi yaşamak içime işledi!
AdaLynne Matson · Yabancı Yayınları · 20183,388 okunma