Kitabın başlığı ve mistik Uzak Doğu'yla ilgili oluşu galiba benim beklentilerimi çok yükseltti. Zen ruhunu anlama konusunda beklentilerimi pek karşılamadı fakat merak uyandırıcı kesinlikle. Kitap otobiyografik, Hollandalı yazarın Japonya'da Zen öğretisini deneyimleme sürecini anlatıyor.
Kitabı okuduktan sonra Batı dünyasının ve modern yaşamın materyalistliğinin Uzak Doğu mistisizmini ve öğretilerini istese de tam kavrayamayacağını hissettim. Anda kalma ve odaklanma yaşadığımız dünyada dikkat dağıtabilecek bu kadar faktör varken zor... Fakat başarılırsa hayat kalitesini ve yaptıklarından aldığın verimi çok arttıran bir yetenek...
Kitabın en sevdiğim yeri birçok işle birlikte uğraşırken aslında hepsini yarım yamalak yaptığımız gerçeğini vurgulayan bölümüydü. Kendi hayatımda sürekli bir şeylere koştuğumda bunu çok hissediyorum. Kitap bana bunu tekrar hatırlattı...
Kısa bir kitap ve ilgi çekici, beklentilerimi tam karşılamasa da tavsiye ederim fakat Türkçe baskı zor bulunuyor :)